endless

endless
@endlesse
"bir şeyleri yaşamışsan, gerçekten yaşamışsan, onları yitiremezsin artık- istesen bile: istemesen bile; yaşar artık onlar…" Oruç Aruoba
7/10
·204 syf.··
2021 4. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2021 17:26
BİR YAZAR DOĞUYOR . . İnsancıklar: Dostoyevski'nin 175 yıl önce yaptığı çevirmenlikten yazarlığa adım attığı ilk eser. Günümüzde de çokça okunan, en sevilen eserlerinden biri olmasının tesadüf olmadığını kanıtlayan bir kitap oldu benim için. . Bazı sebeplerden dolayı yarım bırakıp sonrasında, niye yarım bıraktım diye hayıflandığım bir eser. . Kitabın konusuna ya da verilemek istenen mesajlara değinmiyorum çünkü fazlasıyla bu konuda yazılmış inceleme var. . Şunu söyleyebilirim ki, Dostoyevski bu işi biliyor. Kitabın bazı noktalarında Suç ve Ceza'ya hazırlık yapıyormuş gibi yazmış. Belki de zihninde Suç ve Ceza'yı bu eseri yazarken kurgulamış olabilir. Mesela, karakterimizin para istemek için tefeciye gidişi, sütü döküşü, merdivenlerde yaşadığı ikilem, para alamayınca hızlıca bulunduğu ortamdan kaçışı Suç ve Ceza'nın Raskolnikov'unu hatırlattı. . Ayrıca Beyaz Geceler kitabının sonunda da erkek karakterimiz tam mutlu olacakken, kadın karakter tarafından terk edilmişti. Bu durum, Dostoyevski'nin kitapları için kurgunun önemli bir parçası diye düşünüyorum. . Mektuplarla başlayıp biten sade, duru ama derin bir anlatıma sahip oluşu iyi bir yazar olacağının kanıtı. Hâlâ okumadıysanız okuyun.
İnsancıklarFyodor Dostoyevski · Karbon Kitaplar · 201976,8bin okunma
Reklam
8/10
·136 syf.··
2021 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2021 19:37
OH CAPTAİN, MY CAPTAİN! ☆ Welton Akademisi'nin değerli öğrencileri, incelemeyi okumak için tek sıra halinde yerlerinize geçiniz ve iyice odaklanınız, aksi takdirde dersten kalırsınız! (Welton Akademisi'nde olsaydık incelememem bu şekilde anons edilirdi.) :)) ☆ Geleneksel, katı, mükemmeliyetçi bir zihniyetle eğitim gören Welton Akademisi'ndeki öğrencilerin, hayatlarına giren ufak bir dokunuşun derin izleri anlatılmakta kitapta. ☆ Ufak bir dokunuş dediğimi bakmayın. Bir hayli etkli ve etkin bir dokunuş. Geleneklere sıkı sıkıya bağlı bir kurumda geleneksel yöntemleri kullanmayı reddeden bir öğretmen; küçük bir dokunuş olamaz. Algıları, kalıpları yıkan, öğrencileri kendi kalıpları dışına çıkması için çabalayan, toplumsal baskıyı kulak ardı etmelerini sağlamak için uğraşan bir edebiyat öğretmeni olan John Keating'in asil mücadelesini okumak çok keyifliydi. ☆ Anderson, Pitts, Charlie, Neil'in eğitim ile ilgili yaşadığı pek çok sorunu bizler de yaşamışızdır. Hayaller ve okul arasında kalma, ailenin; eğitim hayatını gereğinden fazla önemsemesi, toplumsal algılar, "çevre ne der?", komuşu çocuğu, senden daha başarılı olan birinin sürekli olarak övülmesi ve daha nicesi... Okurken zihnimde canlandı yaşanmışlıklar. Kitapta da bunlara değinmeler, göndermeler mevcut. ☆ Eğitim hayatımız boyunca yeterince önemsemediğimiz dersler; aslında matematik, fizik, kimya, coğrafyadan daha fazla gereklidir. Bu derslerden kasıt: resim, müzik, edebiyat, felsefe... Bunu gösterdi kitap. Her ne kadar sayısal derslerdeki başarın toplumda seni "zeki" kabul ettirse de. ☆ Tiyatro hayalini gerçekleştirme fırsatı bulan Neil, aynı zamanda kendi hikayesinin de yazarı olmuştur. Neil'in arkadaşlarına destek vermesi, onları toplaması, yol göstermesi apaçık bir lider olduğunun göstergesidir. Keşke aynı
Ölü Ozanlar DerneğiN. H. Kleinbaum · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 202233,1bin okunma
7/10
·335 syf.··
2020 39. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 03 Aralık 2020 20:16
"Herkes için ve hiç kimse için bir kitap" İfadesiyle başlayan eser, Zerdüşt'ün farklı konularda üstinsanı anlatma, ulaşma çabasının sözcüklere dökülmesiyle devam ediyor. . Birbirinden farklı konularda üstinsana ulaşmak için halka öğretiler veren Zerdüşt'ün hikâyesi var. Farklı konularda halka öğüt vermesi Halil Cibran'ın "Ermiş" kitabına benziyor. Her iki kitapta en çok okunan kitaplar arasında. Öğüt dinlemeyi sevmeyen insanların kitaplardan öğüt alma konusundaki hevesliliği şaşırtıcı. . Kitabı dil ve üslup yönünden incelediğimde şunları açıkça söyleyebilirm: Söylem gücü yüksek, ikna edici, tatminkâr, eğlenceli, düşündürücü, okurken satırlar arası gezmemi sağlayan bir eser. Dil; sade, anlaşılır, söz sanatları var. Kesinlikle tek düze değil. Anlatmak istediklerini derinlikle anlatan bir kitap. Felsefi bir kitap ve okurken keyif aldım. Çoğunlukla cümleleri iki kere okuyup düşünme ihtiyacı hissettim. . Kitap, bakış açısı katabilir okuyanlara lakin okumak için en azından lise düzeyinde olmanızı tavsiye ederim. "Çünkü gök ile yer arasında yolculuk eden ne kadar mutluluk varsa, konaklamak için aydınlık bir ruh arar kendine; şimdi mutluluktan sakinleşmiştir tüm ruh." S.158 "Kendini görmemeyi öğrenmek gerekir, çok şey görmek için." S.150 "Söyle, bu derinlik ne kadar derin." S.129
Böyle Söyledi ZerdüştFriedrich Nietzsche · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202447,5bin okunma
6/10
·68 syf.··
2020 38. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Kasım 2020 22:22
Kitabı büyük beklenti ile okumaya başladım. Bu kadar bilinmesinin, herkes tarafından sevilmesinin, popüler oluşunun sebebini sorgulamak vardı zihnimde. Konusu, isminden de anlaşılabildiği gibi, bilinmeyen bir kadının, bilinen bir adama yazdığı mektup. . Kitap oldukça sürükleyici, yazarın üslubu yine aynı fakat bu kez satırlar kendiliğinden okunmak istendi diyebilirim. . Başlarda çok nahif hissettiren aşk, ilerleyen satırlarda saplantılı bir hale dönüştü diyebilirim. Neredeyse herkes bu duruma "aşk" gözüyle baksa da bana daha çok saplantı ya da okb gibi hissettirdi. Tamamen kendi görüşüm bu durum. Sevginin nasıl bir şey olduğunu tanımlayamam ama bunun sevgi olmadığı düşüncesindeyim. . Stefan Zweig pek çok kitabında psikolojik betimlemeye, karakter analizlerine yer vermiştir. Bu kitap da aynıydı. . Ayrıca kadın karakterimizin sevgisiz büyüdüğü aile çevresinde, sevgiyi bir başkasında arama çabası var. .
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022266,3bin okunma
7/10
·68 syf.··
2020 37. kitabı
İlk incelememi yapmak bu kitaba nasip oldu :) Kitap kısacık fakat anlatmak istedikleri, anlattıkları fazlasıyla derin. Kitapta altı çizilebilecek yer fazlasıyla var. Çehov'dan okuduğum ilk eser bu oldu. Eser akıcı, duru, özgün, dilin ustalıkla kullanıldığı çok açık. Dikkatimi çeken bir nokta da şu oldu: Karakterlerden biri doktordu. Kitabın arka kapağını okuduğumda Çehov'un da doktor olduğunu gördüm. Acaba yazar meslek seçimini, mesleği yaparken yaşadıklarını Doktor Andrey aracılığıyla bizlere iletmeye mi çalıştı? . Çehov, pek çoğumuzun bildiği gibi durum-kesit hikâyeciliğinin dünya edebiyatında ilk temsilcisidir. Bu eserde durum hikâyesidir. Günlük yaşmadan anlatılar mevcut. Okurken pek çok yerde durup düşünme ihtiyacı hissedebilirsiniz. Okuması keyifli, tavsiye edilebilir bir kitap.
Altıncı KoğuşAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202687,2bin okunma