Elimde olsa saniyeler arasındaki aralıkları genişletirim. Bu yaşa kadar ömrüm hay huy içinde geçti. Askeri rejimin baskısı altında bir öğrencilik: Toplanmak yasak, yürümek yasak, her gün çatışma, her gün bir olay. Üniversite bitti, ondan sonra iş bulma derdi. Babama inat, onun restoranında çalışmamak için ısrar edişim. Muhasebecilik, biraz gazetecilik, pazarlamacılık serüvenlerim. Sonunda işsizlik. Kuyruğu kıstırıp mecburen babamın dükkanına dönüşüm. Onca okuma, onca afra tafra sonunda geldiğim yer, bir esnaf lokantası işletmek. Arada evlilik. Başlangıçta iyiydi tabii. bizimki bir aşk evliliğiydi. Ama evlilik denilen kurum bir öğütme makinesi. kadını öğütüyor, erkeği öğütüyor, aşkı öğütüyor, pişmanlıklar, hatalar, işletilmemiş telafi mekanizmaları, söylenmemiş cümleler yığını, es geçilmiş fırsatlar silsilesi.