Enes

Örnek Bir Hanım: ÜMMÜ SÜLEYM (R.ANHÂ)
Ensar’dan ve Benî Neccâr Kabilesi’nden olan Ümmü Süleym binti Milhan (r. anhâ), Ashâb-ı Kirâm’dan Enes bin Mâlik Hazretlerinin annesidir. Ümmü Süleym (r. anhâ), kavmiyle beraber Müslüman olmuştu. Kanaatkâr, dindar, dirâyetli bir hanımdı. Kocası ve Hazret-i Enes’in babası olan Mâlik bin Nadr, onun Müslüman olmasına kızarak Şam’a gitmiş ve orada müşrik olduğu hâlde ölmüş, Ümmü Süleym (r. anhâ), bir müddet dul kalmıştı. Zengin ve hatırı sayılır kimselerden olan ve henüz Müslüman olmayan Ebû Talhâ, kendisiyle evlenmeye talip olmuştu. Ümmü Süleym (r. anhâ): “Sen müşriksin. Ben ise -Elhamdülillah- Müslümanım. Eğer Müslüman olursan mehrimi de sana bağışlarım. Bilmez misin ki senin taptığın şey, yerden biter, sonra onu dülger (marangoz) yontar. Hâl böyleyken sen, bir tahta parçasına tapmaktan utanmıyor musun?” dedi. Ebû Talhâ, bu sözlerden insafa gelip iman etti ve Ümmü Süleym (r. anhâ) ile evlendi. İslâm mücâhidlerinin en meşhurlarından oldu. Enes bin Mâlik (r.a.) anlatıyor: Uhud Harbi’nde Müslümanlar, bir ara Resûlullâh’ın (s.a.v.) yanından dağılmış, ancak on kişi kalmıştı. Bu çok tehlikeli anda Hz. Ebûbekir’in kızı (ve Resûlullâh’ın zevcesi) Hz. Âişe ile annem Ümmü Süleym, aralıksız ve süratle, kırbalarla su taşıyorlar ve yaralılara su veriyorlardı. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), “Bana, Cennet gösterildi. Orada Ebû Talhâ’nın hanımı Ümmü Süleym’i gördüm.” buyurmuştur. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), “Bir keresinde uyurken kendimi Cennet’te gördüm. O sırada bir kadın (Ümmü Süleym), bir köşkün yanında abdest almakta idi.” buyurmuştur. Resûlullâh (s.a.v.), Veda Hacc’ında başını tıraş ettiği zaman saçından ilk alan Ebû Talhâ (r.a.) oldu. Aldığı saçları, Resûlullah (s.a.v.) Efendimizin emri üzerine, saklaması için zevcesi Ümmü Süleym’e teslim etti. 26 Mayıs 2026 Fazilet
Sahabe
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: خَيْرُ الدُّعَاءِ دُعَاءُ يَوْمِ عَرَفَةَ. (ت) Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “En hayırlı dua, Arefe günü yapılan duadır.” (Sünen-i Tirmizî) 26 Mayıs 2026 09 Zilhicce 1447 Fazilet Takvimi
Arefe Günü
BAYRAM NAMAZI NASIL KILINIR?
Bayram namazı, bayram sabahı kılınan iki rekât namazdır. Bu namazın her iki rekâtindeki üçer adet fazla tekbîre “zevâid tekbîrleri” denir. Vacip olan bu tekbîrler, birinci rekâtte kırâatten önce; ikinci rekâtte ise, kırâatten sonra alınır. Bayram namazı şöyle kılınır: “Niyet ettim Allah rızası için bayram namazını kılmaya, uydum hazır olan imama” diye kalben niyet edilir. “Allâhü Ekber” diyerek imam ile beraber iftitâh tekbîri alındıktan sonra eller bağlanır. “Sübhâneke”den sonra imam sesli, cemaat sessiz “Allâhü Ekber” diyerek ellerini kulaklarına kaldırır ve yanlara salar; yine elleri kaldırarak ikinci tekbîri alır ve ellerini yanlara salar; üçüncü tekbîrle eller kaldırıldıktan sonra bağlanır. İmam, açıktan Fâtiha-i şerîfe ve zammı sûre (bir sûre veya en az üç âyet) okur, cemaat dinler. Rükû ve secdeden sonra da ikinci rekâte kalkılır. İkinci rekâtte imam, önce Fâtiha-i şerîfe sonra zammı sûre okur. Sonra üç defa tekbîr alınır ve eller, her tekbîrden sonra yanlara salınır, dördüncü tekbîr ile rükûa gidilir ve namaz tamamlanır. Cuma namazında, hutbe; farzdan evvel okunur, bayram namazlarında ise namazdan sonra okunur. Hutbeye, tekbîr ile başlanır, cemaat de bu tekbîrlere hafif sesle iştirâk eder. KURBAN KESEMEYENLER NE YAPMALIDIR? Kurban kesmeye mâlî vaziyeti müsait olmayanlar, bayramın birinci günü öğleden sonra iki rekâtte bir selam vererek altı rekât namaz kılarlar. Namaza şöyle niyet edilir: “Yâ Rabbi! Âciz kulun, kurban kesemedi. Kurban yerine şu vücudumu huzurunda yere sererek kurban ediyorum, beni de kurban kesenler meyânına kabul eyle.” 1. rekâtte: 1 Fâtiha-i şerîfe, 1 İnnâ enzelnâhü..., 2. rekâtte: 1 Fâtiha-i şerîfe, 1 Kevser Sûresi (İnnâ a’taynâ..), 3. rekâtte: 1 Fâtiha-i şerîfe, 1 Kul yâ eyyühe’l-kâfirûn., 4. rekâtte: 1 Fâtiha-i şerîfe, 1 İhlâs-ı
Kurban Bayramı
Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Arefe günü tutulan oruç, geçmiş ve gelecek olmak üzere iki senenin (küçük) günahlarına keffâret olur.” (Müsned-i Ahmed bin Hanbel) 25 Mayıs 2026 08 Zilhicce 1447 Fazilet Takvimi
Arefe Günü