Enes Kaan Uçak

Enes Kaan Uçak
@eneskaanucak
İKÜ İnşaat Mühendisliği, @ikutiyatrokulubu
Öğrenci
Lisans/Üniversite
30 okur puanı
Ağustos 2023 tarihinde katıldı
"Yeraltından Notlar" yorumum
8/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2023 5. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 20 Eylül 2023 00:00
"Yeraltından Notlar" okurken maalesef biraz zorlandığım bir kitap oldu fakat bunun kitap ile hiç alakası yok, yorumuma geçmeden değinmem gereken konu Koridor Yayıncılık'ın kitaplarının çevirileri ve yazımlarında zorluk olması, hem çeviri hem de yazım şekli olarak okuması zor kitaplar yayınlıyorlar maalesef, bu durumu büyük heyecan ile başladığım "Martin Eden" ile de yaşadım ve o kitabı yarıda bırakmak durumunda kaldım, ya farklı bir yayından tekrar başlayacağım ya da elimdeki yayın ile bitireceğim bir şekilde fakat pek önerdiğim bir yayınevi değil maalesef. "Yeraltından Notlar" okurken keyif aldığım bir eser oldu, kendini hayattan soyutlayan, düşünmek ve yazmak dışında hayati hiçbir varlık sergilemeyen bir karakterin ağzından direkt okuyucuya aktarılan güzel bir eser. Karakterin kitap boyunca okuyucu ile konuşması, beni kitabın içine çekti açıkçası. Fakat karakterimiz rahatsız bir karakter, ahlaki değerlere eleştirilerde bulunan bir eser. Karakterimiz bence sosyopatik eğilimleri olan biri, daha duygusal okuyucuları rahatsız edebilecek bir kitap. Kitapta anlatılan hikayelerden birinde ağır bir aşağılık kompleksi görürken, diğerinde net bir sosyopatlık görüyoruz. Liza karakterinin üstüne gidiş şekli ve içinde yaşadığı bölünme 30 sayfa değil 300 sayfa da olsa okunur ama, öyle bir anlatım var, (bu yayında bize aktarılışı ne kadar iyi olmasa da) rahatsız olsanız dahi bir sonraki sayfadaki buhranı merak ediyorsunuz. Dostoyevski'nin okuduğum ikinci eseri ve şimdiden sevdiğimi söylemem mümkün. Sırada okuyacağım eseri olarak "Suç ve Ceza" var, ki bu kitap ile bağlantı kurulmaya çalışılan bir eser o da. Araya yerli bir eser girecek, o yorumda görüşmek üzere. 20/09/2023
Felsefi Kurgu
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Koridor Yayıncılık · 2019159,6bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"Metro 2033" yorumum
8/10
·568 syf.··
Beğendi
·
2018 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Ekim 2018 00:00
Sırada yazacağım 5-6 incelemenin notlarını kaybettiğim için, kitapları okuduğum tarih ve incelemesi, incelemesini yazdığım tarihler maalesef kayıp. Hatırladığım kadarı ve güncel düşüncelerim ile yazacağım. Aslında "Metro 2033"ü okuduğum dönemde kitap notları, yorumları yapmaya başlamamıştım, "Dune" yorumumu tamamladıktan sonra benzer eserlere örnek verirken aklıma geldi. Okuduğum dönem bana inanılmaz keyif vermişti ki 2 günde okuduğumu net bir şekilde hatırlıyorum, Nükleer savaş sonrası geçen bir hikaye, savaştan sonra nükleer savaştan etkilenmemiş olan Moskova metro hattında geçen bir hikaye, maddiyat kavramının tamamı ile değiştiği bir Dünya'dan bahsediyoruz. Aynı zamanda, tabii kitap evrenindeki gibi yaşanmasa da yaşanabilir bir gelecekten bahsediyoruz aslında. Kitap okurken olayın geçtiği yerin haritasını görebiliyorsunuz, bu da hikaye akarken olaylara daha net bakabilmenizi sağlıyor, yaşanan serüvene hayal gücü dışında somutluk kattığı için kitaba daha çok bağlanmanızı sağlıyor. Ki benim de ilk haritalı olarak okuduğum kitaptır. Nükleer etkinliğin etkilerini insanlık olarak maalesef biliyoruz, bu evrende Dünya'nın her noktasının bu etki altında olduğunu düşünerek ilerliyoruz bütün kitap boyunca, yeryüzüne çıkmanın aşırı riskli olması, insanın alışkanlıklarının değişmesine yol açıyor, biz insanlar için en zor olaylardan biri alışkanlıklarımızın değişmesi ve konfor alanımızdan çıkmamız olduğunu düşünürsek karakterlerimizin vahim bir halde olduğunu daha iyi idrak edebiliriz. Hatırladığım kadarı ile karakterimiz Arytom "Polis" denilen bir nokta üzerine yaptığı yolculuğu ele alıyor "Metro 2033", metro sakinlerinin kaderi onun elinde. Karanlık ve bilinmeze olan bir yolculuktan bahsediyoruz, heyecan verici fakat geren bir serüven olduğunu söylemem gerek, kitabı okurken
Fantastik Bilim Kurgu
Metro 2033Dmitry Glukhovsky · Gürer Yayınları · 20102,514 okunma
"Dune" yorumum
8/10
·712 syf.··
Beğendi
·
2022 4. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2022 00:00
Sırada yazacağım 5-6 incelemenin notlarını kaybettiğim için, kitapları okuduğum tarih ve incelemesi, incelemesini yazdığım tarihler maalesef kayıp. Hatırladığım kadarı ve güncel düşüncelerim ile yazacağım. 1000Kitap hesabımı açtığımdan beri yaptığım kitap yorumlamalarından türü net bir şekilde farklı olan ilk kitap olacak "Dune". Fantastik-Bilim Kurgu temalı eserler hep beni kendine çekmiştir, "Dune" bu eserlerin başında geliyor desem abartmış sayılmam. Okuduğum süreyi tam hatırlamıyorum ama neredeyse günde 6-7 saatimi alan bir şekilde okuduğumu hatırlıyorum. Ciddi bir karakter ve evren çalışması var kitapta, karakterlerin arasında yapmaması gereken bir hareketi yapan kimse yok, bu yüzden karakterler ile karşı iyi-kötü fark etmeksizin rahat bir şekilde bağlantı kurabiliyoruz. Ana karakterimiz olan Paul Atreides'in hikayeye oturması biraz sürüyor fakat sahneye girdiği andan itibaren bütün odak kendi üzerinde oluyor, seviyeli bir karakter gelişimi görüyoruz ve bu gelişim girdiği serüven içerisine çok iyi yediriliyor. Günümüz yıllarından 20.000 yıl sonra geçen hikaye, bildiğimiz her şeyi unutup kitaba öyle başlamamız için iyi bir sebep, herhangi bir şekilde günümüz için geçerli olan gerçekçilik sorgusuna girildiği andan itibaren kitabın büyüsü kaybolur, buna dikkat etmek gerek. Sonuçta Fantastik Bilim-Kurgu kitabı, Metro 2033, Yüzüklerin Efendisi, Harry Potter ve benzeri eserleri seven her insanın aşırı rahat bir şekilde bu seriyi okuyabileceğini düşünüyorum. Serinin sadece ilk kitabını okuyabildim devam edemedim fakat yakın zamanda devam edeceğimi düşünüyorum, kitabı okumam üzerinden en az bir yıl geçmesine rağmen kitapta yaşanan her şey neredeyse aklımda. Kitap içerisinden anekdotlar çok vermek istemiyorum, o noktada yorumdan daha çok özete dönüyor yazı, verdiğim eser
Fantastik Bilim Kurgu
DuneFrank Herbert · İthaki Yayınları · 202115,7bin okunma
"İçimizdeki Şeytan" yorumum
8/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2022 3. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 21 Mart 2022 00:00
Sırada yazacağım 5-6 incelemenin notlarını kaybettiğim için, kitapları okuduğum tarih ve incelemesi, incelemesini yazdığım tarihler maalesef kayıp. Hatırladığım kadarı ve güncel düşüncelerim ile yazacağım. "İçimizdeki Şeytan" notlarımı kaybettiğim için üzüldüm açıkçası, okuduğum ilk yerli kitap. Ağır bir kitap olduğunu düşünüyorum, insan hayatı ve ilişkilerinin karanlığı ile ilgili bir sürü anekdot var. 1940 ve çevre yıllarında, ülkemizde yaşanmış olayları kitapta ana karakterlerimiz üzerinde net bir şekilde görüyoruz. Ömer zor ve ağır bir karakter, sadece aşkı ile hareket ettiği için ve uzun süre mantık çerçevesi içerisinde düşünmediği için başına gelen olayları görüyoruz. Elinde avcunda zaten neredeyse hiçbir şey olmayan Ömer, Macide'yi gördüğü ilk andan itibaren hayatın gerçeklerine karşı yapmadığı hata kalmıyor. Çetrefilli, zor ama keyifli bir aşk hikayesi olmasına rağmen, dramatik açıdan ağır bir silsilenin içinde kalıyor Ömer. Bir aşk üçgeni de var tabii, Bedri karakteri de önemli bir karakter. Ömer ile Bedri gözümde aşk ve mantığı temsil eden iki karakter. Hafız ve Nihat ise iyi ve kötü arkadaş modellerini çok iyi temsil ediyor. Gerçi Nihat biraz daha kendi idealleri için başka şeyleri önemsemeyen bir karakter, saf bir kötülük değil de umursamaz ve vefasız demek daha iyi bir temsil. Bir sürü özel karakterin bulunduğu, her elementi ile insan ilişkileri ve hayatın -özellikle o yılların- gerçeklerini çok iyi bir yazım ile okuyucuya aktardığını düşünüyorum. İşin işinde aşk olduğu zaman çok fazla şahsi yorum yapmıyorum, "Beyaz Geceler" yorumumda olduğu gibi kaçınacağım yine, sadece Ömer'i anlayabildiğimi, günün sonunda ne yaşadıysa, ne yaptıysa çok yadırgamadığımı söyleyeceğim, özellikle şu anki güncel yaşantım ve düşüncelerim ile. Okuduğum dönemde biraz daha farklı
Edebiyat & Roman
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Ren Kitap · 2019209bin okunma
"1984" yorumum
9/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2022 2. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2022 00:00
Sırada yazacağım 5-6 incelemenin notlarını kaybettiğim için, kitapları okuduğum tarih ve incelemesi, incelemesini yazdığım tarihler maalesef kayıp. Hatırladığım kadarı ve güncel düşüncelerim ile yazacağım. 1984'ü okuduktan sonra ilk söylediğim şey "oh iyi ki tahmin ettiğim gibi bitmedi" olmuştu, fakat okuyan çoğu insanın benim tahmin ettiğim gibi bitmesini istediğine eminim. İçinde gizli saklı bir çok öğretinin bulunduğu, insanlığı çok ince şekillerde eleştiren, kimisi için sinir bozabilen, benim gibiler için de çok keyif veren bir kitap. Üçüncü Dünya Savaş'ından sonra geçen, yaşanabilecek potansiyel düzenlerden birini ele almış George Orwell, bu kadar yıkım ve kaosun içerisinde, savaş içerisinde olan 3 bölgenin sadece birbiri ile uğraşmaya gücü kalmış. Hikayemizin geçtiği Okyanusya bölgesinde ise iç düzenden herhangi bir darbe yememek için bütün insanlar "seve seve" tek tip düşünceye sahip olmak zorundalar. Ülkede parça parça çalışan fakat ortak amaca hizmet eden "düşünce hapsi" insanları tek çatı altında topluyor. Farklı düşünceler içinde olsa bile insanlar bunu gözleri ile belli edemeyecekleri bir ortam içerisindeler. Kitap içerisinde yaşanan her olay bence büyük bir kıyamet senaryosu, ülkelerin harap olmasından daha da ağır bir durum. Farklılık her zaman gelişime yol açar, 5 kişinin bulunduğu ortamda herkes aynı fikirlere sahip olursa fikrinizin hatalarını göremezsiniz. "1984" evreninde de bu durumu alenen görüyoruz, "Büyük bir sansür kültüründe insanlar nasıl davranır?" ve "Farklı olmak istediklerinde başlarına ne gelir?" sorularına bence abartılmadan güzel cevaplar verilmiş. Ana karakterimiz Winston'ın başına gelen her şey, ihtimali neredeyse imkansız olan her kahramanlık hikayesi gibi ilerlemiyor. Yaşanma ihtimali yüksek olan ne varsa başına geliyor. Bulunduğu
Distopik Kurgu
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200,2bin okunma