Dertlerim dolup taştığında onları anlatabileceğim, içimdeki çığlıklarım katlanılmaz olduğunda, onları bastırmaya devam edersem beni boğacak hale geldiklerinde bağırabileceğim bir yüreğe sahip olacağıma inandım.
Düşlerimde, nasıl olduğunu bilemediğim bir şekilde elle dokunulabilir hale gelen sesi beni aydınlık ve parfümlü bir hava gibi sarıyor, gözeneklerimi açıyor ve ruhumu okşayan bir ezgiye benziyordu.
“Siz benden Allah’ın malını çalmamı mı istiyorsunuz? Vallahi bilsem ki beni testere ile doğrayacaklar yine de bana ait olmayan tek bir dirhemi zimmetime geçirip devletin malına ihanet etmem.”