Genç bir adam, bir bilgenin olduğu tapınağa gelir ve mutluluğun sırrını sorar. Bilge, genç adamın eline zeytinyağı dolu bir kaşık verir ve dökmeden bu tağınağı gezmesini ister. Döndüğünde gence sorar:"Tapınak nasıldı?" Genç adam zeytinyağını dökmemek için tapınağı görmeden gezdiğini söyler.
Bilge, adama elindeki kaşıkla devam etmesi gerektiğini söyler. Genç adam bir süre sonra gelir ve gördüğü harika şeyleri ayrıntılarıyla anlatır, kaşığındaki yağ olduğu gibi dökülmüştür.
Genç adam yaşadıklarından bir şey anlamamıştır ve sorar bilgeye:
" Nedir mutluluğun sırrı ? "
Bilge cevaplar : Elindeki bir kaşık yağı dökmeden etraftaki tüm güzellikleri görebilmektir.
Tepenize çığ düştüğünde bütün o karın altında yatarken neresi aşağı neresi yukarı anlayamaz oluyormuşsunuz.
Karı iteleyip kurtulmak istiyor ama yanlış yönü seçip kendinizi daha da derine, kendi mezarınıza gömüyormuşsunuz.
Keşke bu hislerimi anlatabilseydim! İçimde çağlayıp taşan bu canlılığa bir kağıtta can verebilseydim!
Ruhun sonsuz, yüce varlığın aynası olduğu gibi, kağıt da ruhumun aynası olabilseydi…