Okuduğum ilk Hakan Günday romanı. İkincisini okur muyum bilmiyorum.
Hakan Günday savaş karşıtı düşüncelerini, dünyayı kendi çıkarları için kan gölüne donüştürmekten çekinmeyenler ile ilgili eleştirilerini hiçbir inandırıcılığı olmayan zorlama bir hikaye eşliğinde okuyucuya sunmuş. Keşke bunu James Bond özentisi bir hikaye eşliğinde değil de bir deneme olarak yayınlasaydı.
Hikaye o kadar zorlama ki, Zamir'in barışı sağlamak için gerçekleştirdiği eylemler sade suya tirit saçma sapan şeyler. Zaten yazar da asla o eylemlerin inandırıcılığına kafa yormayış. O sadece dünyada gerçekleşmiş bir takım olayları baz alarak kendi eleştirel görüşlerini aktarmaya odaklanmış.