Merhaba bu benim ilk inceleme yazışım ve biraz da heyecanlıyım; haycanlanmamın nedeni ilk inceleme yazışım dan değil, bunun gibi bir çok şeyler yazdım ama, biliyorum ki şuan bunu okuyan kardeşim çok kıymetli birisi, bu yuzden çok vaktini almadan, samimi bir inceleme yazmak istemem beni heyecanlandırıyor. Neyse bu kadar yağlamadan sonra kitap hakkında konuşmaya geçeyim.
Bu incelemesini yapacağım kitap benim için kıymetli bir kitaptır;
okuduğum zaman ki ruh halimden midir yoksa kitapla kendimi çok benzetmemden mi kaynaklanıyor bilemem. sizi bu kitap'a karşı daha çok ısındırmak için spoiler vermeden en sevdigim sözlerdne birini yazacağım.
"Konuşurken başını dik tutabildiği halde, yaşantılarını savunamayacak kadar güçsüz hissediyordu kendini. Oysa, yaşantılarıyle yaranmak istiyordu insanlara."
Bu söz hakkında çok şey söyleye bilirim ama o zaman çok uzatmış olurum, kısa ve öz olması açısından kitabın içeriğine geçiyorum. karakterimizin hayatını, aynı zaman da olaylardan çıkardığı sonuçları, Kendisiyle albayı'yla arasında geçen o güzel konuşmalar dan oluşuyor. Pek bu tarz şeylere merakınız yoksa sevmeye bilirsiniz, doğruyu söylemek gerekirse ben sevmeme rağmen bazı yerlerde sıkıldım, ama bazı sözler de o kadar iyiydiki iyiki okudum dedim. Zaten her şey mükemmel olamaz mutlaka bir kusur vardır. O şeyi size özel kılan da onu kusurlarıyla sevmeye ve anlatmaya devam etmeniz dir.