Stefan Zweig,
Yazarımızın 400 sayfalık olan bu kitabı Okuduğum en uzun eseri oldu.
Zweig'ın 1939'da yayımlanmış kitabının orjinal ismi. türkçede önce "acımak" sonra "acı duygular", ingilizcede ise "beware of pity" adı altında basılmıştır. aynı kitabın, "kalbin sabırsızlıgı" ve "tehlikeli merhamet" adlarıyla da basımları bulunmaktaymış.
Zweig'in en sevdiğim özelliği hissetmediğiniz bütün duyguları onun sayesinde hissetmeye başlıyorsunuz. Merhamet, yanlışlıkla başlayıp pişmanlıkla sona eren bir trajedi. Zweig, merhamet duygusunun yaratıcılığı ve yok ediciliği üzerine düşünmeye çağırıyor okurlarını.
Acıma duygusunun veya herhangi bir duygunun abartılması halinde ne kadar tehlikeli olabileceğini müthiş psikolojik analizlerle ortaya koymuş.Kitap için bir merhamet anatomisi demek de mümkün. merhamet duygusunun kalbinizi esir alacak denli güçlü olmaya başlamasının öyküsü.
“İki çeşit merhamet vardır: zayıf, duygusal olanı, bir yabancının ızdırabı karşısında kalbin duyduğu üzücü sarsıntıdan bir an önce kurtulmak için gösterdiği sabırsızlıktır.
Böyle bir merhamet acıyı paylaşmaz, ruhun yabancı bir acıya karşı kendini savunma içgüdüsüdür sadece. Asıl değerli olanı, duygusallıktan uzak, ama, yaratıcı merhamettir; ne istediğini bilir, sabırla, acıyı paylaşarak, gücünün son damlasına kadar, hatta gücünün de ötesinde her şeye katlanmaya kararlıdır.”
Kötürüm bir kızın sevgisinden ne zarar gelir? Yaşlı bir adama acımak ne kadar zor olabilir? Teğmene çok kızıyorum Hayatlarına hiç girmemiş olsaydı belki her şey bambaşka olabilirdi. Teğmeninde dediği gibi:
"Beceriksizliğimin nerede bitip kabahatimin nerede başladığını bunca yıl sonra bile kestiremiyorum. sanırım hiçbir zaman da bilemeyeceğim."
Kitabın hemen başında yer alan bu sözler herkesin hayatından bir döneme ışık tutar.
İnsan bir