Bu kasvetli küçük şehirde, bir sonraki adımımı planlamak yerine; izleri henüz silinmemiş duyguların, taze hatıraların ve yakın zamanda beni içine çekip girdabında savurduktan sonra bir yerlere fırlatıp atan hortumun etkisi altında oturuyorum.
Mutluluğa ulaşma baskısı bazen zulüm şekini alıyordu, mutluluk herkesin ulaşabileceği ve ulaşması gereken bir şeymiş de, bu uğurda verilecek en küçük bir taviz dahi bireyin kendi kabahatiymiş gibi.