Yarın gelecekler, siyahlar içindeki yabancı, nobran adamlar ve bir tabut getirecekler, zavallı, biricik yavrumu içine yatıracaklar. Belki arkadaşlar da gelir, çelenkler getirirler ama ne anlamı var ki bir tabutun üstündeki çiçeklerin?
Sayfa 18 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Türklerde okun mühim bir mevkii vardı. Muhabere oklarla yapıldı. Hakan bir beyden on asker isterse bir okun üstüne bir çentik, yüz asker isterse iki çentik, bin asker isterse üç çentik yaptırarak ona gönderirdi. Bey bunun mânâsını anlayarak icabını icra ederdi. Selçuk’un oğlu Arslan, Mahmud-ı Gaznevî’ye üç ok vermişti: ‘Birincisini gönderirsem iki yüz bin, ikincisini gönderirsem yüz bin, üçüncüsünü gönderirsem iki yüz bin asker gelir.’ demişti.
"Orhun Kitabeleri’nde Bilge Kağan, kendi milletine bu gayeyi ne güzel anlatıyor:
‘Ey Türk milleti, eğer o ülkeye gidersen öleceksin. Fakat içinde ne zenginlik ne de keder bulumamayan Ötüken ülkesinde kalarak, kervanlar ve kafirler gönderirsen, ebedî bir saltanatı muhafazada devam edeceksin!’"