Fransada'ki ilkokul çocuklarına üslerin ve üstel eğrilerin matematiksel gücünü öğretmek için şöyle bir örnek verilir: Öğrencilerden üzerinde küçük bir nilüfer yaprağının büyüdüğü bir gölet hayal etmeleri istenir. Nilüfer yaprağının, her gün kendisinin iki katı boyuta ulaşacağı ve nihayetinde otuz gün sonra tüm göleti kaplayacağı söylenir. Nilüfer göletin tümünü kapladığında ise, suda yaşayan diğer tüm yaşam formlarını boğup öldürecektir. Ardından, çocuklara şu soru yöneltilir: Nilüfer göletin yarısını hangi gün kaplayacaktır.
Soruyu cevaplayacak olursak, ilk başta endişelenecek bir şey yok. Nilüfer neredeyse fark edilemeyecek bir hızla büyümeye başlar. Yirminci gün geldiğinde, göletinm yüzde birinin onda biri kadar yer kaplıyordur. Sadece yüzde 0,1. Beş gün sonra, yüzde üçe ulaşır. Hala nispeten endişesiz olan çocuklar, nilüferin büyümeye devam etmesini izler. Sonra bir anda, yirmi dokuzuncu günde nilüfer göletin yarısını kaplar. O an geldiğinde ise, sonraki gün göletin tamamı kaplanacağı ve tüm canlılar öleceği için, herkesi kurtaracak çok az zaman kalmıştır. Yirmi dokuzuncu gün, diğer günlerden farksızmış gibi görünüyor olabilir, ancak üslerin doğasına göre düşündüğümüzde, aslında göl çoktan yarı yarıya ölmüş demektir.