İnanç ruhumuza bastırılan bir damga gibidir;ruh ne kadar yumuşak olur,ne kadar az karşı koyarsa ona bir şeyi mühürlemek o kadar kolay olur.Hele ruh bomboş olursa,ilk inandığının ağırlığı altında daha da kolaylıkla eğilir.Onun için,doldurulup inandırmaya daha elverişlidir.
Ama sonra bir gece şarkılar da biter.Şarkılarla birlikte bizi o vakte kadar büyüleyen diğer şeyler de biter.Söylenmiş ve söylenmemiş her şey biter.Bütün bunlardan geriye ise biten her şeyin çınladığı bir sessizlik kalır.Ama sonra o çınlama da biter.Ve insan orada kendi tükenişini görür.Ölmekten daha beter bir şeydir bu.Çünkü insan orada,daha ölmeden ölüme yenilmiş olur.