Galadriel ve Gimli
”Kapkaradır Kheled-zâram’ın suları; buz gibidir Kibil-nâla’nın pınarları ve ne lâtifti Khazad-dûm’un sütunlu salonları Eski Günler’de, büyük krallar kayalar altına düşmeden önce.’ Galadriel hınç ve keder içinde oturan Gimli’ye baktı ve gülümsedi. Bu isimlerin kendi kadim lisanında söylendiğini duyunca cüce gözlerini kaldırarak Galadriel’in gözlerine baktı; aniden sanki bir düşmanın kalbine bakmış da, orada sevgi ve anlayış görmüş gibi bir duygu doldu içine. Yüzünü hayret bürüdü, sonra o da gülümsedi karşılık olarak. Beceriksizce ayağa kalkarak cüce usulü eğilip selam verdi, ’Yine de hayat dolu Lórien ülkesi daha zarif ve Galadriel Hanım her altındaki bütün kıymetli taşlardan daha üstün!’ diyerek.”
Sayfa 346 - Yayınevi: Metis Yayınları | Karakter: Galadriel - Gimli·Kitabı okuyor
“…Bu Gondor da böyle değildir, gerçi bir zamanlar öyle imiş, eğer eskiden anlatılan öyküler doğruyu söylüyorsa. Fakat uzun yıllardır biz hekimler kılıç kullanan adamların açtıkları yaralara șifa vermeye baktık. Gerçi artık bu yaralar yetmeli: Dünya, savaşlar olmadan da yeterince acılara ve talihsizliklere sahip." "Cengin olması için tek bir düşman yeterlidir, Efendi Şifacıbaşı, çift değil," diye cevap verdi Éowyn. "Ve kılıcı olmayanlar da kılıçla ölebilir.”
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
"Benim samimi cevabımı duymak ister misiniz?" dedi adam. "İsterim." "O halde Rohan'lı Éowyn size çok güzel olduğunuzu söyleyeyim. Tepelerde vadilerimizde zarif ve parlak çiçekler ve bu çiçeklerden de zarif genç kızlarımız vardır; fakat bugüne kadar Gondor'da bu kadar güzel ve bu kadar hüzünlü ne bir çiçek, ne bir genç kız gördüm. Belki de dünyamıza karanlık çökmesine sadece birkaç gün kalmıştır, o gün gelip çattığında buna metanetle karşı koymayı ümit ediyorum; fakat Güneş daha parıldarken sizi hâlâ görebileceğimi bilmek içimi rahatlatırdı. Çünkü hem siz, hem ben Gölge'nin kanatları altından geçtik ve aynı el bizi geri çekip aldı."
Sayfa 280·Kitabı okudu
Kadın geri dönerek yavaş yavaş eve girdi. Kapılardan geçerken dönüp arkasına baktı. Serinkanlı bir acıma duygusuyla krala bakarken gözlerindeki ifade ciddi ve düşünceliydi. Yüzü çok zarif, uzun saçları altından bir nehir gibiydi. Gümüş kemerli beyaz giysileri içinde ince ve uzundu, ama güçlü görünüyordu, çelik gibi sertti; kralların kızıydı. Böyle gördü Aragorn ilk kez günışığında Rohan Hatunu Eowyn’i ve onun zarif olduğunu düşündü, zarif ve soğuk; tıpkı henüz erginliğe ulaşmamış soluk bahar sabahı gibi. Kadın da aniden onun varlığını fark etti: Kralların uzun boylu vârisi, geçen birçok kışla bilgeleşmiş, gri pelerinli, gizli ama kadının hissedebileceği bir güç taşıyan biri.
Muazzam.
"O halde Rohan'lı Eowyn size çok güzel olduğunuzu söyleyeyim. Tepelerde vadilerimizde zarif ve parlak çiçekler ve bu çiçeklerden de zarif genç kızlarımız vardır; fakat bugüne kadar Gondor'da bu kadar güzel ve bu kadar hüzünlü ne bir çiçek, ne bir genç kız gördüm. Belki de dünyamıza karanlık çökmesine sadece birkaç gün kalmıştır; o gün gelip çattığında buna metanetle karşı koymayı ümit ediyorum; fakat Güneş daha parıldarken sizi hâlâ görebileceğimi bilmek içimi rahatlatırdı. Çünkü hem siz, hem ben Gölge'nin kanatları altından geçtik ve aynı el bizi geri çekip aldı."
Sayfa 280 - Metis Yayınları·Kitabı okudu
i am no man.
"Engel olmak mı? Seni ahmak seni. Hiçbir ölümlü adam bana engel olamaz!" Sonra Merry, o saatte duyduğu seslerin en garibini duydu. Sanki Saklımiğfer gülüyordu; berrak sesi çeliğin şakırtısı gibiydi. "Ama adam değilim ki ben! Karşında bir kadın var! Éomund'un kızı Éowyn'im ben. Sen benim ile beyim, hısmım arasında duruyorsun. Yıkıl, eğer ölümsüz değilsen! Yoksa canlı da olsan, kara bir ölmemiş de olsan biçerim seni, eğer ona dokunursan."
Sayfa 133 - éowyn·Kitabı okudu