Yüzüklerin Efendisi serisinin üçüncü kitabı Kralın Dönüşü, iki kitap boyunca yükselen mücadelenin nihayete kavuştuğu,düğümlerin çözüldüğü, her karakterin kendi mücadelesinde geçirdiği değişimi, savaşların, ırkların, krallıkların tarihi ve mitolojisi gibi unsurları ile derin bir yapı sergiliyor.
Frodo ve Sam'in Hüküm Dağı yolculuğunda ayrıntılı bir şekilde işlenen coğrafi bölge betimlemelerini ,zihnimde görselleştirememek okuma sürecimin uzamasına, yer yer hikayeden uzaklaşmama neden oldu. Uzun bir aradan sonra ikinci kez okuduğum seride Yüzük Kardeşliği ve İki Kule'de hissettiğim keyfi , Kralın Dönüşü'nde olaylar sonuçlandıktan,savaş bittikten sonra karakterlerin yolculuğuna tüm detayları ile değinilmesi sebebi ile hissetmedim. Eklerde bölümünde Aragorn'un doğumu,gelişimi ve Arwen ile tanışmasına yer verilmesi beğendiğim bölümlerden oldu.
Pippin ve Orthanc taşında gördükleri, Gandalf ile birlikte Gondor'a doğru yapılacak yolculuğun ilk adımını oluşturur. Gondor Vekilharcı Denethor, savaşın kıyısında yapılan seçimler, Pippin'in rolü, gidişatı nasıl etkileyecektir?
Rohan Kralı Theoden ile Gondor'a doğru yol alan Aragorn, Elrond'un oğulları ve Kolcular tarafından ziyaret edilir. Ne yapması gerektiğine yönelik taşın kehanetlerine danışan Aragorn; Gimli ve Legolas ile birlikte Ölüler Vadisi'ne, kimsenin canlı çıkamadığı, yemin bozmuş ruhların sığınağına yönelir.
Tüm Yüzük Kardeşliği üyeleri, kritik yerlere doğru yol almışken, Merry geride bırakılmanın hüznü ile Rohan Leydisi Eowyn ile yakınlaşır. Gondor'un yardım isteği ile hızla yola çıkan Rohirrimleri, büyük bir kahramanlık ve küçük sürprizler beklemektedir.
Shelob tarafından tuzağa düşürülen Frodo, orklar tarafından kaçırılmıştır. Sam Frodo'nun peşinde büyük bir mücadele kazanır ve yüzük Hüküm Dağı'na nihai sonu