Aynı sokaklarda yürümek, yolu gerisingeri gitmek ne tuhaf; tüy kalem misali ayaklarıyla yazdıklarının, yazılı sözcüklerin üzerinden geçer, yeniden yazar, siler gibi. Ayrılıklar ne tuhaf.
Agnes gülümseyerek bir nefes alıyor.
"Sana veda etmeyeceğim," diyor sesinin titrememesine özen göstererek.
"Ben de sana."
"Gidişini izlemeyeceğim."
"Ben de seni görmeye devam edebilmek için," diyerek geriye doğru bir adım atıyor kocası, "geri geri yürüyeceğim."
"Ta Londra'ya kadar mı?"
"Gerekirse."
Agnes gülüyor. "Hendeğe düşersin. Araba çarpar."
"Olsun."