Dün gece düşündüm,
Ya kitapların içinde yaşasaydık🍁. Ya da dünya kitaplardaki gibi olsaydı. O kadar istediğimiz şey pek de iyi olmazdı herhalde. Ama onca kitaptaki savaşları, ölümleri göze alıyoruz lakin... Dünyadaki olan kötü şeyler bize gerçek olduğu için daha kotu geliyor. Daha ulaşılabilir. Şu an Minas Tirith'de olsanız ve ork saldırısı sırasında duvarlar ardında durmanız size güven verecektir keza Rohan'lı birliklerle atlarla savaşa giderken de. Fakat günümüzde herhangi bir savaşta duvarlar ardında sığınma imkanınız yok. Minas Tirith'de sivilsiniz diye sizi güvenli yerlere götürecek kimse yok, herhangi bir savaşta her milletten insanın gelip size yardım etme olanağı yok. Fakat eskiden böyleydi. Éowyn kadın olduğu için erkek kılığına girerek savaşa gitti. Başka bir ırk için. Samwise her şeyinden vazgeçti, Frodo'nun yanında olabilmek için. Aragorn canından vazgeçti, ülkesini kurtarmak için. Faramir babasının sevgisini kazanmak için intahara gider gibi Osgiliath'a kaybedilen toprakları almaya gitti.
Bir bakıma içinde yaşamak istediğimiz kitaplarda "hayatta kalamazsınız" denilmesi belki de yanlış. Belki de doğru. Ama bildiğim tek bir şey var. Kitaplarda, büyük eserlerde "adalet, eşitlik, saygı, vefa, hoşgörü." Gibi kavramlar önemliydi. Adalet yoksa bunun için savaşılırdı, eşitlik yoksa isyan çıkardı. Ve bunlar olurken yine adalet ve eşitlikle olurdu.
(Bunlar benim şahsi görüşlerim. Ters düşünebilirsiniz ve bunu anlarım, saygı da duyarım. Buraya kadar okuduysanız teşekkür ederim)🤍