epia

epia
Pharmacist
Yüksek lisans
İzmir
963 okur puanı
Eylül 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Puan vermedi·280 syf.··
2026 44. kitabı
Dolanıklık // Alva Noe #dolanıklık , düşünsel derinliği yüksek ve akıcı bir üsluba sahip. Felsefi kavramları sanatın dönüştürücü gücüyle birleştiren bu yaklaşım oldukça etkileyici. Noe’nin bu eseri, insanın tek başına zayıf bir canlı olduğunu, ancak toplumsal kültür ve ortak çaba sayesinde 'yenilmez' bir güce dönüştüğünü savunuyor. İnsanın uyum sağlama başarısı, bireysel zekâdan ziyade kolektif bir 'biz' bilinciyle şekilleniyor. İnsan, dünyadan bağımsız bir gözlemci değil; doğanın, kültürün ve fiziksel deneyimlerin içinde, onlarla sürekli bir etkileşim, yani bir 'dolanıklık' halindedir. Kişiliğimiz, her şeyle kurduğumuz bu görünmez bağlarla dokunur. Alışkanlıklar ve rutinler yaşamın doğal parçaları olsa da, çoğu zaman bizi kısıtlayan ve esir alan yapılara dönüşürler. Alva Noe’nin ifadesiyle insan, tamamlanmış bir varlık değildir; bu süreç, sürekli bir düşünme, yaratma ve kendini yeniden inşa etme eylemidir. Doğal kabul ettiğimiz kalıplarımızı sorgulamamızı sağlayan felsefe ve sanat, dünyadaki karşılıklarımızı test ettiğimiz bir laboratuvar görevi görür. İnsan olmak, gündelik hayatın rutinleri içinde kaybolmak değil; sanatın ve felsefenin sağladığı araçlarla bu rutinlerin dışına çıkarak varlığımızı ve dünyayla kurduğumuz ilişkiyi sürekli yeniden tanımlama çabasıdır. Felsefenin soyut dünyasına mesafeli olsam da, sanatın diliyle harmanlanan bu tür eserler oldukça ilgimi çekiyor, bu yüzden #tavsiye
DolanıkAlva Noë · Sel Yayıncılık · 20265 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Erdemin, duyular çeşmesinin neşe dolu sunusu olsun.
"Gözlerin diğer işaretleri tasvir edilemez, anlatılamaz ve tanımlanamaz, yalnızca onlara bakıldığında anlaşılır."

epia

, bir kitap okudu
Puan vermedi·280 syf.··
2026 44. kitabı
Alva Noë
9.5/10 · 5 okunma
Puan vermedi·72 syf.··
2026 42. kitabı
Laurent Mauvignier, Onlardan Uzakta adlı eserinde dokunaklı insanlık hallerini rafine bir edebi süzgeçten geçirir. Yazar, bir ölümün ardından geriye kalan boşluğun aslında ne kadar "kalabalık ve gürültülü” olduğunu çarpıcı bir gerçeklikle kanıtlar. Romanın merkezindeki Luc karakteri, duvarların üzerine yıkıldığı ama enkazın altında bile sessizce beklediği o boğucu arafta varlık gösterir. Kendi evinde bir yabancı gibi yaşayan Luc, gitmekle kalmak arasındaki o derin uçurumda, hayatın onu yarı yolda bıraktığı noktada soluklanmaya çalışır. Onun asosyalliği bir tercihten ziyade, dünyanın tahammül edilemez gürültüsüne karşı ördüğü şeffaf bir kaledir. Luc’un dünyasında sessizlik, en yüksek perdeden atılan bir çığlığa dönüşür. İletişimsizliğin ve yarım kalmışlıkların yarattığı atmosfer, odadaki havayı her geçen gün biraz daha ağırlaştırır. Bir ölümün ardından kalan boşluk, sanılanın aksine "hiçlik" değildir; o boşluk; söylenmemiş sözlerin, ertelenmiş duyguların ve yarım kalmış bir hayatın toplamıdır. Luc, bu gürültülü sessizliğin ortasında okura tek bir gerçeği fısıldar: Sevgi, henüz vakit varken, sonuna kadar ve sakınmadan gösterilmelidir. Mauvignier, kahramanının fiziksel hayatından ziyade, onun yokluğunun etrafında şekillenen o ağır sessizliği ve bu sessizliğin bıraktığı enkazı merkeze alır. Buradaki sessizlik bir "yokluk" değil; aksine zamanında kurulamayan cümlelerin ve dışa vurulamayan sevginin, güneşsiz bir gökyüzündeki gölgesidir. Yazar, okuru çoktan başlamış bir hayatın en kırılgan yerine bırakırken, bir ailenin trajedisini sarsıcı bir derinlikle işler. Onlardan Uzakta, sıradan bir yas hikâyesinden öte; gecikmişliğin, suçluluk duygusunun ve insan ruhunun taşıdığı o ağır yükün anlatısıdır. Eseri bu denli cazip ve sarsıcı kılan da tam olarak bu hüzünlü
Onlardan UzaktaLaurent Mauvignier · Sel Yayıncılık · 2026140 okunma