Epilog Dergi

Epilog Dergi
@epilogdergi
Öğretmen
9 okur puanı
Ocak 2023 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Böyle Söyledi Zerdüşt İncelemesi
8/10
·335 syf.··
2023 14. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 12 Mart 2023 15:07
“Böyle Söyledi Zerdüşt- Herkes İçin ve Hiç Kimse İçin Bir Kitap” 20. yüzyılın kendine has edebiyat-felsefe harmanlanışının bir örneği! “Kitap “Üstinsan” ve “Bengi dönüş” kavramları üzerine kuruludur. İnsanı, hayvan ile Üstinsan arasında gerili bir ip olarak tanımlayan Zerdüşt, kişinin sürekli olarak “Üstinsan” a doğru kendisini aşması gerektiğini söyler.” Varoluşçu felsefe çizgileri taşıyan eserin şiirsel bir dili var. Bu dili sevdim çünkü derin anlamlar en güzel şiir diliyle anlatılır. Çağının insanı olmadığını her fırsatta ifade eden sanatçı anlaşılmayı gelecek nesillere bırakır. Kendi zamanının kulaklarına göre ağız olmadığını ifade etmekten çekinmez. Nietzsche’nin tüm kuralları hiçe sayma eğilimi bir edebi eser ortaya koymada da kendini göstermiştir. Başlı başına kendi kurallarıyla var olan bir yapıt, kendi özgürlüğü içinde okura da büyük bir özgürlük alanı açar. Okur kendince yargılar oluşturur ve bu her okuyanda da farklılaşır. Zerdüşt’ün amacı ben’e sesleniştir. O toplumların ötesinde bireye odaklanır. Bireyin yolunu, toplum unsurlarıyla yaptığı eleştirilerle açar. İnsanı üst-insana ulaştırmayı amaçlar bu yolda. Yazarın Zerdüşt tanımlaması şu şekildedir: “Zerdüşt adı ne anlama geliyor sormadılar bana sormalıydılar çünkü o İranlının tarihteki korkunç benzersizliğini yapan şey benimkinin tam tersidir. Burada konuşan ne bir peygamberdir ne de din kurucusu denen o güç istemi ve hastalık kırmasıdır. Bağnazın biri değil burada konuşan vaaz verilmiyor, inanç istenmiyor burada”
Edebiyat
Böyle Söyledi ZerdüştFriedrich Nietzsche · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202447,5bin okunma
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
7/10
·64 syf.··
2023 7. kitabı
Oscar Wilde Yalnız Sıkıcı İnsanlar Kahvaltıda Parıldar •Hayat aynayı Sanat’a tutar, ya bir ressam ya da heykeltıraşın hayalindeki tuhaf bir tipi üretir veya kurguda düşleneni gerçekleştirir. •Her birimiz günlerimizi hayatın sırrını aramakla harcıyoruz. Hayatın sırrı sanattadır. •isteri nöbetsiz şaire pek nadir rastlanır. •Çok çalışmayı, yapacak daha iyi bir işi olmayan insanların sığınağı olarak görürüm. •Biri uğruna öldü diye bir şeyin mutlaka doğru olması gerekmediğini unutuyoruz. •Erkekler yorulduğundan, kadınlar merakından evlenir. Sonunda her ikisi de hayal kırıklığına uğrar.
Edebiyat
Yalnız Sıkıcı İnsanlar Kahvaltıda ParıldarOscar Wilde · Can Yayınları · 20247bin okunma
İmkansızın Şarkısı- Haruki Murakami
6/10
·352 syf.··
2023 6. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2023 00:36
Bu kitap okuduğum ilk Murakami olsaydı muhtemelen onunla ilgili daha olumsuz düşüncelere sahip olacaktım. Neyse ki “Sahilde Kafka” zihnimde tüm iyi yanlarıyla duruyor. Kurgu akıp gidiyor ama nereye doğru ya da beraberinde hangi anlamlarla sürükleniyor diye düşündüğümde bir boşluk hissi bırakıyor zihnimde. Sürükleyiciliği yavan geldi tamamlamak için zorladım kendimi ve bu duygu kitaplar için içimi en çok acıtan yan olur. Kitaptan şu alıntıyı yapmak isterim. Karakterin bu görüşü kitabın bende bıraktığı hisle çok örtüşüyor. “Değerli vaktimi zamanın vaftiz etmediği eserleri okuyarak ziyan etmek istemem. Hayat yeterince kısa!” Murakami’yle ilgili yorumlarım böyle olumsuz bitsin istemiyorum. O yüzden “Sahilde Kafka” romanının bende bıraktığı güzel anılara değinmek istiyorum. Kitabı okuduğum dönemde sınıfta öğrencilerime ders sonlarında bazı bölümlerini anlatıyordum. Ve kurgunun nasıl ilerlemiş olabileceğiyle ilgili görüşlerini istiyordum. Pürdikkat anlattıklarımı takip etmeleri gidişatla ilgili orijinal birçok senaryo üretmeleri o kadar keyif aldığım bir ritüele dönüşmüştü ki. Her dersin sonunu iple çekiyordum. Meslek lisesinde öğretmenseniz böyle anlara ruhunuzun gerçekten ihtiyacı oluyor. Sonra birçok öğrencimin elinde gördüm o kitabı. Şunu okuyun bunu okuyun demekten çok daha etkili olduğunu söyleyebilirim. Genel olarak Murakami bende Japon kültürüyle ortak çok yanımız olduğu duygusu bırakıyor. Ve “Mesleğim Yazarlık” kitabından da sanata bakışı benimle çok ortak bir penceredendi. Bu yüzden bu kitabın bıraktığı minik hayal kırıklığını bırakıp diğer kitaplarına da şans vereceğimi belirtebilirim.
İmkansızın ŞarkısıHaruki Murakami · Doğan Kitap · 201513,9bin okunma
Oscar Wilde- Dorian Gray’in Portresi
10/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2023 2. kitabı
Oscar Wilde’ın kaç kişiliği var? Bu kitapta Oskar Wilde kendi ruhundan parçaları farklı kişilik yapılarını karakterlere giydirir. Yaşadığı Victoria döneminin cinsel tercihlerinin aykırılığı nedeniyle dışlanmasını ressam Basil’e giydirir. Dorian Gray’in hemcinsi olmasına rağmen büyük bir tutkuyla aşıktır. Basil Oscar Wilde’nin estetik yönünü ve vicdanını temsil eder. Lord Henry Wilde’nin kendini şehvete ve şeytana teslim etmek istediği tarafını Dorian Gray ise OscarWilde’nin kendisini temsil eder. Dorian roman boyunca iki karakter arasında gelgit yaşar. Yaptığı kötülüklerden yaptığı aşağılık seçimlerden vazgeçmesi için Basil sürekli uyarır onun tövbe etmesi gerektiğini savunur. Basil’i dinlemek yerine ona hazzı ve zevki telkin eden Lord Henry’i dinler. Lord Henry ile beraber sefil bir hayata gömülür. Lord Henry hedonist bir karakterdir. Hayatta en büyük meselenin haz almak olduğuna inanır. Kutsal değerler onun gözünde bir hiçtir varlığı en büyük değerdir. Dorian Gray’in Narsist kişiliği onu Lord Haney’e yaklaştırır. Bu durumda Dorien kendini Hedonizme adar ve ruhunu şeytana satar. Oscar Wilde bir mektubunda romanın karakterleri hakkında şöyle der: “Basil Harvard ben olduğumu sandığım kişidir. Lord Henry dünyanın ben sandığı kişidir. Dorien ise benim olmak istediğim kişidir. Belki başka bir çağda. “
Edebiyat
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Can Yayınları · 201898,9bin okunma
Mina Urgan-Bir Dinozorun Anıları
9/10
·353 syf.··
Beğendi
·
2023 1. kitabı
Bu kitap o kadar uzun zamandır okuma listemdeydi ki nihayet kavuşmamıza aşırı mutluyum. İlk sayfadan itibaren Mina Urgan jargonu diye bir şeyin olduğunu keşfetmek, tanıdık kadın hikayeleriyle hiç ortak noktasının olmadığını görmek ve bu güçlü kadının anlatımı yüzümde bir gülümseme bıraktı. Anılarında gezinirken bir anda eski Bodrum sokaklarında bulabiliyorsunuz kendinizi sonra sizi alıp mavi bir tura çıkarabiliyor. Anadolu’nun doğusuna oradan Avrupa’ya Amerika’ya… Ve tüm bu seyahetlerde eski Türkiye’yi, dünyayı, yaşanan o değişimi, büyük mücadeleyi bir kadının adımlarında yaşıyorsunuz. Ama satırlarda daima güçlü, özgür, okuyan, kendi fikirleriyle yaşamış aydın bir kadın görüyorsunuz. Ülkemizin en büyük değerleriyle dost olduğunu birçok anı biriktirdiğini görmek onu daha da kıymetli yaptı gözümde. Atatürk, Sabahattin Eyüboğlu, Abidin Dino, Neyzen Tevfik ve daha birçokları… Gençliklerini ülküleri için bir mücadeleyle geçirenlerin ihtiyarlığında sırtındaki bilgelikle küçük sevinçlerini çabasız paylaşma arzusu içimi umutla doldurdu. Bir “dinazorun” anıları nasıl bu kadar taze nasıl bu kadar canlı kalabiliyor diye sordum sayfalar ardı sıra geçip giderken. Müthiş bir sürükleyicilik var. Çok satan bir kitap yazmanın şokuyla bayağı bir şey mi yaptım ben diye soran Mina Urgan’a bayağılıktan çok uzak bir eser kaleme aldığını söyleyebiliriz. Sevgili Mina Urgan bir İngiliz Edebiyatı profesörü, yazar, filolog, çevirmen… Onun için tüm bu unvanların dışında özüyle kıymet görmesi gereken biri olduğunu söyleyebiliriz.
Edebiyat
Bir Dinozorun AnılarıMina Urgan · Yapı Kredi Yayınları · 202214,3bin okunma