Konuşmaya ne lüzum vardı? Bütün güzel laflardan ve hoş insanlardan sıkılan bu mahlukları, birbirlerinin sessiz mevcudiyeti, yorgunluk verecek kadar doyuruyordu.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yalnız, gökyüzündeki yıldızlardan çayın dibindeki çakıllara, doğu tarafından kopup gelen bulutlardan batı tarafındaki denize kadar uzanan ve yayılan bu kocaman gecenin içinde, yapayalnızdı. Düşüncelerini hangi istikamete koşturursa koştursun, karşısına kimse çıkmıyordu. Şu anda bu koskoca dünya üzerinde kendisini düşünen bir tek kişi bile mevcut olmadığına o kadar emniyeti vardı ki, acı bir kabadayılıkla kendisi de hiç kimseyi düşünülmeye layık bulmuyor; fakat bundan, sebebini anlayamadığı bir üzüntü duyuyordu. Acaba onu sahiden hiç düşünen yok muydu ve o hiç kimseyi düşünmemekle, kendini yalnız bulmakta bu kadar haklı mıydı?
Attila İlhan’dan okuduğum ilk kitap.. Kitap, Cumhuriyet sonralarında oluşan toplum sorunları, bozulan sistem ve insanları ele almış diyebiliriz. Yolsuzluklar, çıkar için yapılan bütün illegal eylemler, para için her türlü verilen haklı haksız mücahadele, baskıcı hükümet ve bu sayede doğruları söylemekten korkan halk ya da korkmayıp hapsi boylayan halk gibi unursurlar yansıtılmış durumda. Kitabın o dönemi oldukça iyi yansıtabilmiş olduğunu düşünüyorum. Bolca ayrıntı verilerek de iyice pekişmesi sağlanmış fakat bence fazla ayrıntılandırılmış bazı yerler. Kitabın bazı kısımlarında ilerlemekte zorluk çektim diyebilirim çünkü yer yer tekrar düşülmüş bazı cümlelerde. Bu, yazarın yazım biçimi, tarzından olması da muhtemel fakat akıcılığın oluşmasında zorlayıcı bir etkendi, yani bu kitaba kesinlikle akıcı diyemem ama kötü, sıkıcı da diyemem. Herkese tavsiye etmem fakat bu tarz kitaplar okumayı sevenler için kesinlikle tavsiye ederim.
Kurtlar SofrasıAttila İlhan · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2008463 okunma