kendini iyi hissediyor, daha dogrusu yasadigini hissediyor. cicegi burnunda, umutlari, yasanacak gunleri olan bir insan. fakat daha cok gelismesi gerek, gelisecek de.
O uzun, yumuşak, bulutlu akşam boyunca pencerelerinin önünde durdum, ta ki ışıklar sönene kadar. Kalacağım yere ancak ondan sonra gittim. Her akşam böylece evinin önünde durdum.
Geçen on-on bir yıl boyunca kendine onları kimin gönderdiğini sorduğun oldu mu hiç? Bir zamanlar bu güllerden armağan etmiş olduğun kişiyi hiç hatırladın mı? Bunu bilmiyorum ve cevabını da hiç bilmeyeceğim.
Bunca zamandır sevgilimle okuyacağımız için okumayı ertelemiştim fakat ayrılalı çok oldu, ben de unutmuştum bu kitabı. Güzeldi ve sürükleyiciydi fakat "couple date" yapmak için pek uygun sayılmazmış. Bu kitabı okumadan önce Kağıt Ev'i okumuştum ve beni oradaki abartı rahatsız etmişti. Bu kitapta da benzer şekilde bir takıntı var fakat o kadar rahatsız etmedi. Bir insanın sevdiği uğruna güzelim hayatını bu şekilde kısıtlaması aslında ne kadar üzücü.