kimse haketmiyor du hiç bir şeyi,
bir günaydını, güzel bir sözü,
bir tebessümü bile çok görüyor du,
insan insana!
kimse haketmiyor du bir başka, yeni bir günü,
ne gecenin içinde ayı,
ne gündüzleri kırlarda açan rengarenk çiçekleri,
cimriydi, ilgisiz ve alakasız,
insan insana!
kimse haketmiyor du ne bir küp ne bir şişe,
ne bir yudum şarabı ve ekmeği,
aşkı bilmiyordu kimse, sevmeyi,
düşmandı, kalp kalbe,
insan insana!
kimse haketmiyor du ne tek küpe ne bir tek pırlanta,
bir çift söz, ne bir nasihat,
herkes ukala, çok bilmiş, yukarlarda,
vezir-i azam, makamında uzaktı,
insan insana!
Şimdi kimse kimseyi bulamıyor yanında,
aranıyor, bakıyor etrafında,
anıları, maziyi karıştırıp hatırında,
kaybettiğini anlıyor anlam veremediği aklında,
biliyor kabahatini aslında,
borçluydu, hal hatır sorup , gönül almakla,
insan insana!
erbil