Hiçbir yere tutunmadan, hiçbir yerde köklenmeden, akan suyun üzerinde kayar gibi yaşıyordum ve bu soğuklukta ölü, cesedimsi bir yan olduğunu gayet iyi biliyordum.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
O dönemde bazı yarı farkındalık anlarında bilincine tam varmadan içimde özlemini çektiğim şey arzulardan ziyade, arzulama arzusuydu ;daha güçlü, daha bağımsız, daha tutkulu, daha doyumsuz istek duyma, daha yoğun yaşama, belki de acı çekme ihtiyacıydı.
Doğa iyiydi dolayısıyla doğal haliyle insan da iyi varlıktı. Bütün kötülüklerin kaynağı ise insanı kendi doğasından uzaklaştıran uygarlaşmış toplumdur.
Daha önce yer herşeyin merkezi sayılıyordu. Ama sonra astronomlar hiçbir noktanın mutlak merkez olmadığını açıklayınca, ne kadar insan varsa o kadar da merkez ortaya çıktı.
Sırf kendi arzuları peşinde koşan kişi pek de özgür sayılmaz gerçekten. Böyle biri herşeyin kölesi haline gelebilir. Hatta kendi bencilliğinin bile kölesi olabilir insan. Arzu ve tutkuları aşabilmek bağımsızlık ve özgürlük gerektirir.