"Müzikte ahengin kulağa hoş gelebilmesi için öncesinde ahenksizlik olmalıymış. Bu sebeple müzikte ahenk ve ahenksizliğin bir arada var olması gerekiyormuş. Yaşamımızın da müzik gibi olduğunu söylüyor. Uyumdan önce uyumsuzluk olduğu için hayatlarımızın güzelliğini hissedebiliyormuşuz."
Telafisi en güç sey dikkatsizlik sonucu kırılan kalplerdir. İş işten geçtiğinde bütün mazeretler tedavülden kalkar, kıran da kırılan da piç gibi ortada kalır.
Seyfi Ağbi, burası nedir ya? Biz ne yapıyoruz söyler misin?
Köy işte, diye alttan aldı Seyfi. Havası, suyu iyidir muhtemelen, başka da bir numarası yok. Ama buradayız işte, burada duruyoruz, gidemiyoruz. Neden? Çok merak ediyorum, neden burası? Neden Malibu ya da Sorrento değil de bu soktuğumun köyü? Çevrene bak ağbi. Bosch marka hayatlarıyla, ortanın altı IQ'larıyla, bastırılmış cinsel güdüleriyle, çirkin evleri, yetersiz konforlarıyla bir alay ahmak. Başka ne görüyorsun? Gelip buraya kakılmışsın, beni de peșinden sürüklüyorsun.