Şairlerin şairi olarak nitelendirilen (öyleymiş, yeni öğrendim daha) Ezra Pound seçimi epey çekişmeli oldıu. Tüm https://1000kitap.com/kitap/kantolar--239415 'ı ekleyemeyince, sadece ilkini dahil ettik listeye. Diğerleri hakkında da bir fikir verir umarım. İlhan Berk ve Güven Turan Çevirisiyle iyi okumalar
Ve indik sonra gemiye,
Burun verdik yarılan sulara, tanrısal denize, ve
Direk çektik, yelken açtık, esmer gemide,
Yükleyip koyunlarımızı, gövdelerimizi de
Ağlamaktan yorgun düşmüş, kıça verdik rüzgârı,
Çekti götürdü bizi koca karınlı yelkenler,
Kirke'nin işi bu, tanrıçanın, hotozu süslü.
Yele verdik yekeyi, çöktük sonra orta yerine geminin,
Yürüdük denizi, gerip yelkenleri, düşene dek gün
Gömüldü güneş uykusuna, kapladı gölgeler O keanos'u,
Geldik sonra sınırına, çok derin denizlerin,
Kimmerlerin ülkesine ve insan dolu kentlere
Bürünmüş sise, sık dokulu ve hiç delinmemiş
Işıltısı ile güneşin,
Çekmemiş yıldızlarını, ne de gökten bakan
En esmer gece kaplamamış, yitik insanları.
Geriye aktı durdu Okeanos ve sonra geldik biz
Kirke'nin dediği o yere.
Perimedes ve Eurylokhos burada katıldı törene,
Ve çekip kılıcımı kalçamdan
Çukur kazdım eni boyu bir arşın
Ve sundu adadığını herbirimiz ölüsüne,
Bal, tatlı şarap, ak unla karılmış su.
Yakardım sonra göçük ölülerin adına;
İthaka'daki gibi, en iyisini kurbanlık boğaların
Ve daha bir yığın şeyi, koyduk ölü ateşine,
Bir koyun da Teiresias'a başı sürünün ve kara.
Boşandı kara kan çukura,