erencan

erencan
@erencantastan
bir şeyler karalıyorum.
Marmara Üniversitesi
4 okur puanı
Eylül 2024 tarihinde katıldı
Notre Dame'ın Kamburu
9/10
·559 syf.··
2024 7. kitabı
Notre Dame'ın arkasına sığınıp bütün kötülükleri yapabilmeyi kendine hak gören başdiyakoz, günümüz de dahil olmak üzere din istismarcılarını ne güzel temsil ediyor! İnandıkları dava uğruna, iyi bir şeyler için olsa bile, her şeyi göze alan insanların , çıktıkları yolda, mücadele esnasında ne kadar kötüleşebildiklerini ya da provokatörlerin oyununa gelip kötülüklere alet olmalarının ne kadar kolay ve mümkün olduğunu gösteren yazar, böylelikle galeyana gelen halkın, hem kendileri, hem korumaya çalıştıkları, hem onları durdurmaya çalışanlar, hem de ülkeleri için ne büyük bir tehlike olduğunu gözler önüne seriyor. İnsan tehlike potansiyeline sahip bir canlıdır. Quasimodo: Ön yargılarımızın yıkıcı temsilidir. Bu denli çirkin olmasının lütufudur sanki sağırlığı... Böylece hiçbir şey duymaması onu bir nebze olsun dünyanın kötülüklerinden soyutluyor. Yazar birçok şeyin temsili olan bu adama boşuna görüntüsüyle zıt olan güzel bir karakter, sert görünümün aksine sevgi dolu bir kalp vermiyor. Bakıp ilk görüşte gözümüze çarpan birçok şeyi, gördüğümüz kadar sanıp, onu o kadarla sınırlarız. Oysa en güzel hazineler görülmeyecek yerde keşfedilmeyi beklemiyor mu değerinin anlaşılması için? İşte bu kitapla yazar, insanı, mimari yapıları, çağı öyle güzel harmanlıyor ki, hem karakterleri, hem o dönemin Paris'ini adım adım irdelerken aslında bir şehri/ülkeyi var eden bütünlüğe dokunduruyor. Okurken kutsalların, insanların çirkinlikleriyle yerle bir edildiği yerde, yine insanların, eseriyle bir şehri nasıl estetize ettiği arasında bir yerde kalıyoruz. Her şey zıddıyla boy gösteriyor. Salt güzelliği, kaderini değiştiren Esmeralda gibi! Esmeralda: Kusursuz güzelliğinin daha bebekken ceremesini çekiyor. İçindeki anne özlemiyle büyürken koruyor başına bela olacak saflığını. "Kısmen"
Edebiyat
Notre Dame'ın KamburuVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202242,2bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Tatar Çölü
8/10
·232 syf.··
2024 5. kitabı
Aslında hepimiz kendi hayatımızın askerleriyiz. Hepimizin içinde yer yer sığındığı korunaklı kaleleri var Ama hayatı yaşamak için dışa dönük olmak gerekir. Çünkü hayat sandığımızdan çok daha hızlı akıp geçiyor ve çok şeyi farkında olmadan değiştiriyor. Biz arkamızda açık bıraktığımız kapıları, geride bıraktığımız insanları, şartları, bir gün dönmek istediğimizde aynı şekilde bizi beklerken bulacağımızı zannederken Öyle olmadığını o gerçekle yüzleşince anlarız. O zaman da iş işten geçmiş olur. Drogo o kalenin onu oksijensiz bıraktığı sıkışıklık ve tekdüzelikte bir umuda, bir hayale ve sonrasında hiç sonu gelmeyen ama gerçekleşmeyen de varsayımlara tutundu. Çünkü o koşullarda buna ihtiyacı vardı. Nasılsa bir gün bitecek. İstediğim an geri dönebilirim avuntuları gibi! Böyle böyle farkında olmadan, yabancısı olduğu yere ait olmaya, ait olduğu yerlerin ise yabancısı olmaya başladı. Geriye döndüğünde onun için anlam ifade eden her şey anlamsızlaşmıştı. Kaldığı yerden devam edemeyecek kadar her şeyin uzağında kalmıştı. Herkes zamanı değerlendirmesi gerektiği gibi değerlendirirken o sadece bir asker gibi kalesini beklemişti! Onun elinde sadece umutları vardı. Geride bıraktığı arkadaşları, dostlarının ise kurulu bir düzeni, ailesi, konumu, yaşanmışlıkları... Drogo uzun süre aynı monotonluğa maruz kalmaktan geçmişini, neler yaptığını, bu yola çıkarken ne hedefleri olduğunu unutmuştu. Dolayısıyla da artık ne yapması gerektiğini de bilmiyordu. Geçmişin tüm izleri yorgun yüzünde saklıydı. Parlamayan gözleri, hiçliğin peşinde boşa geçen koca bir ömrün farkındaydı. Gençliğin yanılsamasıyla, yanlış gidilen yolun dönülmez çıkmazında son düzlüğe gelmişti. Artık ne bir yere aitti ne de bir şeylere sahip! Yapılacak ne bir şey kalmıştı ne de her şeyi değiştirebilecek kadar
Edebiyat
Tatar ÇölüDino Buzzati · İletişim Yayınevi · 201819,8bin okunma
Lizbon'a Gece Treni
8/10
·400 syf.··
2024 1. kitabı
Bu kitap, kendi içimize yolculuk kılavuzu tadında rehber kitaplardan biri... Değişim önce içeride başlar sonra dalga dalga yayılır. (Devrim) Hayat bize verilen tek bir kimlik altında "ben buyum" diyerek yaşanılabilecek, rutinlerin merkezi küçük bir alan değil. Hayat, yürünülmesi gereken uzun bir yol! Yeter ki sen, kendine sürekli yeni yollar arayan yolcu olarak yola çık! İşte o zaman evren de sana yönünü bulmakta yardım edecektir. Mevlana'nın sözü bunu ne de güzel anlatıyor: "Sen yola çık, yol sana görünür." Gregorius, köprüde karşılaştığı kadına dokunduğunda, kendi hayatını sorgulamaya başlıyor. Evet dışarıdan bakıldığında güzel gibi görünen bir hayatı, herkesin olmak istediği noktada bir işi ve sağlam bir bilgi birikimi var. Kaç dil biliyor bu adam. Bunların dışında peki? Hayallerine giden yolda kendi için fark yaratacak ne dokunuş yapmış? İşte o zaman fark ediyor cevabının hiçbir şey olduğunu ve o an düşünmeden, düşünürse vazgeçmekten korkarak atıyor adımını bilinmezliğe. Yolda buluyor onu Prado'nun kitabı. Şimdi de değilse ne zaman der gibi, aleyhine işleyen ömür saatinin giderek azaldığını işaret edercesine. Okudukça görüyor Gregorius, birileri onun hayal ettiği, yapmak istediği şeyleri yapmış, cesaret etmiş. Prado için de kolay bir hayat olmamış! Aslında o da olmak zorunda olduğu, sevmediği, anlamlandıramadığı, kendisinden beklenilenleri vermek zorunda hissettiği bir noktada doğmuş yeni kendine... Tabii ki hayat kimseyi parmağını şıklatınca olduğu yerden, olması gereken yere ışınlamıyor. Bu yüzden mücadele ediyor Prado. Onu dışarıdan anlaşılmaz, uyumsuz, aykırı biri gibi görenler bilmiyorlar o arada kalmışlığın ne demek olduğunu. Bir taraftan talep edilen, ondan beklenilen bir hayat çizelgesi var çevresi hep belirli kesimlerle çevrelenmiş olan, diğer
Edebiyat
Lizbon'a Gece TreniPascal Mercier · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20122,192 okunma