erencan

erencan
@erencantastan
bir şeyler karalıyorum.
Marmara Üniversitesi
4 okur puanı
Eylül 2024 tarihinde katıldı
Sessiz Çığlıklar #KadınaVeÇocuğaDokunma
Gecenin karanlığına karışan bir sessizlik var bu topraklarda. Oysa o sessizlik, içinden yükselen çığlıkları boğmaya yetmiyor. Hayatın en narin çiçekleri, en masum yürekleri… Ne oldu da bu topraklar onların mezarı oldu? Bir anne, evlatlarına masallar anlatırken, karanlık bir gölge kaplıyor huzur dolu evleri. Korkunun adı var artık; adı şiddet, adı nefret, adı cehalet. İnsanlar, her adımda tedirgin; sokaklar onların değil, evler bile güvenli değil artık. Kendi evinde, kendi dünyasında tutsak edilmiş bir canın gözyaşları dökülüyor bu toprağa. Çocuklar ise oyunlar oynamalıydı; mutluluğun resmini çizmeliydi kalpleriyle. Ama onların da masumiyetini çaldı bu karanlık. O küçük ellerin, büyük acılarla nasıl başa çıkacağını bilemeyen hallerini izlemek, insan olmanın en büyük sınavı. Yaşamın devamı, insanlığın temeli. Peki ya biz? Biz nereye saklandık bu acılar yaşanırken? Biz bu çığlıkları neden duyamadık? Neden bu acılar susturuldu? Her bir insanın hayatı, bir umut ışığıydı oysa… Şimdi o ışıklar, birer birer sönerken, bu karanlık dünyaya daha fazla kayıtsız kalanlar, onların sesine ses katmayanlar, en büyük suç ortağıdır. Bir toplumun gerçek medeniyeti, en savunmasızlarına verdiği değerle ölçülür. Kadınlar ve çocuklar, bu toplumun yarası olmamalı. Her kaybolan hayat, sadece bir bireyin değil, insanlığın kaybıdır. Toprak, kimsenin gözyaşlarıyla sulanmasın. Gözyaşları umut olsun, direniş olsun. Bugün belki onların çığlıkları bize uzaktan ulaşır; ama yarın, hepimizin yüreğini yakacak. Ve o zaman, geç kalmış olacağız. O yüzden, bugün konuşmalıyız. Bugün harekete geçmeliyiz. Çünkü bir hayat kurtarmak, bir dünyayı kurtarmaktır.
Hayata Dair
Reklam
Notre Dame'ın Kamburu
9/10
·559 syf.··
2024 7. kitabı
Notre Dame'ın arkasına sığınıp bütün kötülükleri yapabilmeyi kendine hak gören başdiyakoz, günümüz de dahil olmak üzere din istismarcılarını ne güzel temsil ediyor! İnandıkları dava uğruna, iyi bir şeyler için olsa bile, her şeyi göze alan insanların , çıktıkları yolda, mücadele esnasında ne kadar kötüleşebildiklerini ya da provokatörlerin oyununa gelip kötülüklere alet olmalarının ne kadar kolay ve mümkün olduğunu gösteren yazar, böylelikle galeyana gelen halkın, hem kendileri, hem korumaya çalıştıkları, hem onları durdurmaya çalışanlar, hem de ülkeleri için ne büyük bir tehlike olduğunu gözler önüne seriyor. İnsan tehlike potansiyeline sahip bir canlıdır. Quasimodo: Ön yargılarımızın yıkıcı temsilidir. Bu denli çirkin olmasının lütufudur sanki sağırlığı... Böylece hiçbir şey duymaması onu bir nebze olsun dünyanın kötülüklerinden soyutluyor. Yazar birçok şeyin temsili olan bu adama boşuna görüntüsüyle zıt olan güzel bir karakter, sert görünümün aksine sevgi dolu bir kalp vermiyor. Bakıp ilk görüşte gözümüze çarpan birçok şeyi, gördüğümüz kadar sanıp, onu o kadarla sınırlarız. Oysa en güzel hazineler görülmeyecek yerde keşfedilmeyi beklemiyor mu değerinin anlaşılması için? İşte bu kitapla yazar, insanı, mimari yapıları, çağı öyle güzel harmanlıyor ki, hem karakterleri, hem o dönemin Paris'ini adım adım irdelerken aslında bir şehri/ülkeyi var eden bütünlüğe dokunduruyor. Okurken kutsalların, insanların çirkinlikleriyle yerle bir edildiği yerde, yine insanların, eseriyle bir şehri nasıl estetize ettiği arasında bir yerde kalıyoruz. Her şey zıddıyla boy gösteriyor. Salt güzelliği, kaderini değiştiren Esmeralda gibi! Esmeralda: Kusursuz güzelliğinin daha bebekken ceremesini çekiyor. İçindeki anne özlemiyle büyürken koruyor başına bela olacak saflığını. "Kısmen"
Edebiyat
Notre Dame'ın KamburuVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202242,2bin okunma
Tatar Çölü
8/10
·232 syf.··
2024 5. kitabı
Aslında hepimiz kendi hayatımızın askerleriyiz. Hepimizin içinde yer yer sığındığı korunaklı kaleleri var Ama hayatı yaşamak için dışa dönük olmak gerekir. Çünkü hayat sandığımızdan çok daha hızlı akıp geçiyor ve çok şeyi farkında olmadan değiştiriyor. Biz arkamızda açık bıraktığımız kapıları, geride bıraktığımız insanları, şartları, bir gün dönmek istediğimizde aynı şekilde bizi beklerken bulacağımızı zannederken Öyle olmadığını o gerçekle yüzleşince anlarız. O zaman da iş işten geçmiş olur. Drogo o kalenin onu oksijensiz bıraktığı sıkışıklık ve tekdüzelikte bir umuda, bir hayale ve sonrasında hiç sonu gelmeyen ama gerçekleşmeyen de varsayımlara tutundu. Çünkü o koşullarda buna ihtiyacı vardı. Nasılsa bir gün bitecek. İstediğim an geri dönebilirim avuntuları gibi! Böyle böyle farkında olmadan, yabancısı olduğu yere ait olmaya, ait olduğu yerlerin ise yabancısı olmaya başladı. Geriye döndüğünde onun için anlam ifade eden her şey anlamsızlaşmıştı. Kaldığı yerden devam edemeyecek kadar her şeyin uzağında kalmıştı. Herkes zamanı değerlendirmesi gerektiği gibi değerlendirirken o sadece bir asker gibi kalesini beklemişti! Onun elinde sadece umutları vardı. Geride bıraktığı arkadaşları, dostlarının ise kurulu bir düzeni, ailesi, konumu, yaşanmışlıkları... Drogo uzun süre aynı monotonluğa maruz kalmaktan geçmişini, neler yaptığını, bu yola çıkarken ne hedefleri olduğunu unutmuştu. Dolayısıyla da artık ne yapması gerektiğini de bilmiyordu. Geçmişin tüm izleri yorgun yüzünde saklıydı. Parlamayan gözleri, hiçliğin peşinde boşa geçen koca bir ömrün farkındaydı. Gençliğin yanılsamasıyla, yanlış gidilen yolun dönülmez çıkmazında son düzlüğe gelmişti. Artık ne bir yere aitti ne de bir şeylere sahip! Yapılacak ne bir şey kalmıştı ne de her şeyi değiştirebilecek kadar
Edebiyat
Tatar ÇölüDino Buzzati · İletişim Yayınevi · 201819,8bin okunma

erencan

, bir kitap okudu
9/10
·559 syf.··
2024 7. kitabı
Victor Hugo
8.5/10 · 42,2bin okunma