Onu kaderin ağlarına yakalanmış bir adam, oğlunun ihtişamının yanında sönük kalmış yapayalnız bir figür olarak görebiliriz. Yine de ister istemez şu soru geliyor akla: Bir oğul, babasının uzantısından başka nedir ki?
"Şunu hafızana kazı, evlat: Dünya dört şey üzerinde durur..." İri eklemli dört parmağını kaldırmıştı. "...Bilgelerin İlmi, Yücelerin Adaleti, Haklıların Duası ve Yiğitlerin Cesareti. Ama hükmetme sanatını bilen bir Hükümdar olmadan..." Parmaklarını indirip yumruğunu sıkmıştı. "...Bunlar hiçbir işe yaramaz. Bunu bağlı olacağın ilim haline getir!"