Nerde olursan ol,
uzak, yakın,
insan senin iptilana tutulur.
Sen zatısın iptilanın,
(ne tuhaf söz, başında büyükbabamın fesi
çenesinde kıranta, çember bir sakal, ama, söz benim.)
Görüyorsun ya, ey cânü tenim,
(böyle denir mi? ama, içimden geldi)
mektupla halimi arzetmesini bilmiyorum.
Ağzımda sana söylenecek lakırdılar köpürüyor.
Kalemi, kâadı bırak,
yüz yüze gelip
konuşmak seninle:
sesinin yanında sesimi duymak.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Karıcığım ;
Senin kaç yaşında olduğunu
ne düşündüm şimdiye kadar
ne de bundan sonra düşüneceğim.
Sen üç yaşındasın bebeğim
tombul pembe beyaz
şirret şirin ve yaramaz.
Sen on sekiz yaşında sevgilimsin
- kocaman gözlü, ince bilekli geyik -.
Sen anamsın, altmış yaşındasın.
Sen yaşı ve cinsiyeti olmayan arkadaşsın;
büyük kavgamda beraber dövüştüğüm;
bana nasihatların en doğrusunu veren
ve tehlikelerde kanatlarını üstüme geren.
Senin kaç yaşında olduğunu
ne düşündüm şimdiye kadar
ne de bundan sonra düşüneceğim.
Ve inanmıyorum bir kış günü dünyaya geldiğine.Sen mutlaka baharda doğmuş olmalısın.toprak uyanırken.
Açılmış bir gül kadar bütündür solmuş bir gül.
Dalından başlayan bahçeleri düşündürür.
Soğumuş özlemlerin uzak kuytularından
Kucaklar bir kadını, bir anıya öptürür.