Ergün DURAN

Ergün DURAN
@ergndurn
Aklımdan ne geçerse geçsin hissettiğim şeyle aynıdır.Kendime karşı samimiyim, genç ve yaşlıyım...Çoğu kişi beni göremez, ben yokum. Tıpkı senin gibiyim.
"Bir hayat kasırgası içinde ömür geçirenler, bir gölgelikte dinlenmek için vakit bulamayanlar, tehlikelerle arkadaş olanlar böyle geçici bir huzura kavuşunca kendi gönülleriyle hesaplaşırlar, geçmişi hatırlarlar. O zaman her şeyin ölçüsü büyür ve hatıralar güzelleşir. Mazide kalan insanlar kusurlarından ve suçlarından sıyrılmıştır. O, bir arkadaşsa daha vefalı, bir sevgiliyse daha çekici; bir anaysa daha şefkatli olur. Hattâ böyle dakikalarda insan düşmanını bile bağışlamağa hazırdır."
Sayfa 38·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
anası tek başına söyledi: "ölüm o kadar güç değildir. unutulmak yamandır." babası fısıldadı: "asıl ölüm unutulmaktır." amcası ilave etti: "unutmak da ölmektir. İsa beğ devam etti: "hayat birkaç hatıradır." Bala hatun bitirdi: "hayat ölümün başlangıcıdır." Çakır farkına varmaksızın elindeki kur'an'ı açmıştı. o zaman beş hayalet birden tekrarladı: "insan anıldıkça yaşıyor demektir."
Sayfa 42·Kitabı okudu

Ergün DURAN

, bir kitap okudu
10/10
·240 syf.··
3 günde okudu
·
2021 27. kitabı
Hüseyin Nihâl Atsız
8.8/10 · 19,7bin okunma
Bu mavi gök, bugüne kadar kimseye acımadı, İsa'sına bile.Hem halkın acınacak nesi var ki, hele emeğiyle uygarlıklar kurmuş halka acınır mi hiç! Uyansinda kendi sırtından gökdelenler kuranlardan alsın hakkini.
9/10
·269 syf.··
2021 26. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Ağustos 2021 14:56
Bir şiir, öykü... yazı yazmanın azılı bir katilden farksız olduğu yıllar. Ülkemiz bu yılları ara ara yaşamakta; istibdat, 2.Dünya savaşı, 80'ler... ve günümüz.Gunumuz diyorum çünkü fikri özgürlük o zamanki kadar suçlayıcı ve fiili olarak kısıtlayıcı olmasada günümüzdede kısmı olarak bir şey yazarken veya konuşurken silivri soğuk muhabbetinin geçmesi bir bakımdan benzer süreçler. İkinci Dünya Savaşı hakkında birçok film ve kitap okudum fakat hiçbiri doğal olarak bizim yaşadıklarımızi anlatmiyordu. Mustafa Ural bu romanda bize İkinci Dünya Savaşı yıllarındaki Türkiye'nin bir panoramasini yansıtmaktadir.Henüz yeni adım atmaya ve yaralarıni sarmaya başlamış bir ülkeyi tekrardan bu bataklığa çekmek için çok yoğun uğraşlar verilmiştir.Savasa fiili olarak girmesekte etkisi büyük yıkımlar getirmiştir.Sıkı yönetim, kıtlık, ardı arkası gelmeyen siyasi tutuklamalar, ekmek karneleri, odun, kömür sıkıntısı... ve çay. Bir bardak çayın kıymetini Mustafa Ural sayesinde anladim. Roman, okuru içine alıyor tüm İstanbul'u sokak sokak gezdiriyor.Her sokakta polisin nefesini ensenizde hissediyor, düdük seslerini kulağınızda çınladigini hissediyorsunuz. Romanda beni etkileyen en önemli kısım ise konuşamamak, tutukluların konuşma yasağıydı. Benim ideolojik görüşüm Ural ile tam olarak örtüşmesede Ural'ın gözünden onun ideolojisini öğrenmek farklı bir bakış açısı kazandırdi bana. Roman hakkında yazılacak o kadar çok şey var ki... Okuyunuz, okutunuz o dönemleri Mustafa Ural ile yaşayıniz efendim.
Karartma GeceleriRıfat Ilgaz · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20115,5bin okunma