Ergün DURAN

Ergün DURAN
@ergndurn
Aklımdan ne geçerse geçsin hissettiğim şeyle aynıdır.Kendime karşı samimiyim, genç ve yaşlıyım...Çoğu kişi beni göremez, ben yokum. Tıpkı senin gibiyim.
Türkçe öğretmeni
35 okur puanı
Kasım 2020 tarihinde katıldı
Puan vermedi·159 syf.··
2023 5. kitabı
Acımak, ne yüce bir duygudur ne de bayağı. Ne sevgiye dair bir kırıntı ne de nefrete dair bir kıvılcım kalmadıysa içinizde, yerini alabilecek tek histir, acımak. Ve samimiyle söylüyorum bu duyguyu gerçek manada hissediyor, gözleriniz doluyor, boğazınız düğümleniyor. Zehra romanın sonunda nasıl ki acımak duygusunu öğreniyor, sizde bu duyguyu onunla çarpıcı bir şekilde hissediyorsunuz. Ne demiş atalarımız; Üç kişiye acıyın; - Zenginlikten fakirliğe düşene, - İtibarlıyken itibarını kaybedene, - Cahiller içinde kalan âlime. Ve son olarak kitap olaylara bakış açısının ne derecede ehemmiyetli bir husus olduğunu acı gerçeklerle yüzümüze çarpıyor. Sadece okumayınız, bilhassa hissediniz.
Düşünce
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 202151,4bin okunma
Nacizane Fikir
Puan vermedi·188 syf.··
Beğendi
·
2023 3. kitabı
Kitapta geçen; ’Bir düşün gerçekleşmesini bir tek şey olanaksız kılar, başarısızlığa uğrama korkusu.’’ işte baş kahramanımız Santiago defalarca kez başarısızlıklarla ve korkularla savaşmıştır fakat bu başarısızlıklar onu zaman zaman zorlasada o arkasına dönüp koyunlarının yanına gitmeyi değil kitaptaki tabirle kendi kişisel menkıbesinin peşinde koşmayı tercih etmiştir. ‘’Başarısızlığa uğramaktan korkmuyorum, yalnızca rüzgâra nasıl dönüşebileceğimi bilmiyorum.’’ diyen kahramanımız inandığı ve bunun için mücadele ettiği hayali için gerçek manada fırtına olmuş ve hayallerine kavuşmuştur. Paulo Coelho'nun da dediği gibi "hayatı ilginç kılan bir hayalin gerçekleşme ihtimalidir." her ne kadar umutsuzluk dolu anlarımız olsa da bana göre hayallerimizin olması hayata sıkı sıkıya tutunmaktır, hayallerinizi bırakmamanız ve onları gerçekleştirebilmeniz dileğiyle! Son olarak kitap hakkındaki görüşüm aman amaan mutlaka okunması gereken bir kitap değil tabiki fakat hayatımızın belirli bir zamanında keyifle okuyup bitirilmesi gereken bir kitap.
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024246,3bin okunma
Puan vermedi·318 syf.··
2022 6. kitabı
·
390 günde okudu
·
Okunma: 20 Eylül 2022 23:09
Amin Maalouf, yıllardır ertelediğim ve ilk defa Semerkant kitabı ile tanıştığım Lübnan asıllı bir yazar. Semerkant okuduğum en sürükleyici, en çarpıcı ve tarihteki 3 önemli şahsiyetin buluştuğu nadide kitaplardan birisi. Kitap öz olarak Hayyam'ın Rubaiyat isimli eserinin serüvenini anlatıyor. İlk iki bölümü soluksuz okudum, zamanin nasil geçtiğini inanın anlayamadim kurgu müthişti.Roman içerisinde çok fazla alıntı yapilacak söz ve Hayyam'ın rubaileri ile süslenmiş şeker tadında dörtlükler mevcut.Roman; Hayyam, Nizamulmulk, Hasan Sabbah etrafında dönmekte. Roman dönemsel olarak Büyük Selçuklu kurucuları Tuğrul ve Çağrı bey ile başlayıp kesitler halinde diğer hükümdarlara değiniyor. Roman gerçekten güzel kurgulanmış hele ikinci bölümün sonundaki Cüveyni kısmı ve Doğu edebiyatının gözler önünden kayıp gidişi beni oldukça etkiledi. Romana tabiki bir de eleştirim var. Her ne kadar buna karşı çıkıp ırkçılık ile suçlayanlar olsada ben buna katılmıyorum. Roman sonuçta üç önemli şahsiyetin hayatlarını vakanuvislerin ışığında yazarinda kendi görüşleriyle uyarlayarak olusturuldu.Yazar illaki kendi görüşlerini romana yansıttı ve yazarın Türk düşmanlığı beni biraz üzdü, tabi bir de yazarın Amerikan hayranlığı. Roman üçüncü bölüm ile bambaşka bir hal alıyor. Artık bu bölümde Semerkant yazmasının peşine düşen Benjamin'in hikâyesine ve İran tarihine değiniyor.Sonuç olarak dönem ve şahsiyetlerle ilgili birbirinden değerli bilgiler elde edeceğiniz özellikle haşhaşiler ile ilgili detaylı bilgiler veren iyi kurgulanmış bir kitap.
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,6bin okunma
10/10
·240 syf.··
2021 27. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Ağustos 2021 09:32
Öncelikle Atsız Beğ'den söz açmak isterim.Atsiz Beğ, sadece ideolojisiyle değerlendirilecek bir insan değildir. Eğer ideolojik olarak popüler kültür maşası olsaydı kendisi tüm okurlar tarafından
Deli KurtHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 202019,6bin okunma
9/10
·269 syf.··
2021 26. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Ağustos 2021 14:56
Bir şiir, öykü... yazı yazmanın azılı bir katilden farksız olduğu yıllar. Ülkemiz bu yılları ara ara yaşamakta; istibdat, 2.Dünya savaşı, 80'ler... ve günümüz.Gunumuz diyorum çünkü fikri özgürlük o zamanki kadar suçlayıcı ve fiili olarak kısıtlayıcı olmasada günümüzdede kısmı olarak bir şey yazarken veya konuşurken silivri soğuk muhabbetinin geçmesi bir bakımdan benzer süreçler. İkinci Dünya Savaşı hakkında birçok film ve kitap okudum fakat hiçbiri doğal olarak bizim yaşadıklarımızi anlatmiyordu. Mustafa Ural bu romanda bize İkinci Dünya Savaşı yıllarındaki Türkiye'nin bir panoramasini yansıtmaktadir.Henüz yeni adım atmaya ve yaralarıni sarmaya başlamış bir ülkeyi tekrardan bu bataklığa çekmek için çok yoğun uğraşlar verilmiştir.Savasa fiili olarak girmesekte etkisi büyük yıkımlar getirmiştir.Sıkı yönetim, kıtlık, ardı arkası gelmeyen siyasi tutuklamalar, ekmek karneleri, odun, kömür sıkıntısı... ve çay. Bir bardak çayın kıymetini Mustafa Ural sayesinde anladim. Roman, okuru içine alıyor tüm İstanbul'u sokak sokak gezdiriyor.Her sokakta polisin nefesini ensenizde hissediyor, düdük seslerini kulağınızda çınladigini hissediyorsunuz. Romanda beni etkileyen en önemli kısım ise konuşamamak, tutukluların konuşma yasağıydı. Benim ideolojik görüşüm Ural ile tam olarak örtüşmesede Ural'ın gözünden onun ideolojisini öğrenmek farklı bir bakış açısı kazandırdi bana. Roman hakkında yazılacak o kadar çok şey var ki... Okuyunuz, okutunuz o dönemleri Mustafa Ural ile yaşayıniz efendim.
Karartma GeceleriRıfat Ilgaz · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20115,5bin okunma