Aklımdan ne geçerse geçsin hissettiğim şeyle aynıdır.Kendime karşı samimiyim, genç ve yaşlıyım...Çoğu kişi beni göremez, ben yokum.
Tıpkı senin gibiyim.
“Aşk cana yangın salar, yakıp yıktığı candır
Aşkın kıydığı canlar, tarihlere destandır.
Aşka yanmak nicedir şundan da bilirim ki
Her seven ayrı Mecnun bencileyin yamandır.
Aşk yakar yıkar amma insana yanmak gerek
İnsan nice yanmışsa ancak onca insandır.
Çok Mecnun gelip geçmiş mutlu olmamış biri
Yer, ateş, hava, duman içtikleri de kandır.
Leyla dışımda değil bendedir benim Leyla’m
Yeter ki aldat beni Leyla’yım diye kandır.
Kim derse sana aşkta mutluluk var inanma
Fuzuli bile dese şair sözü yalandır.”
‘“…çünkü insanları konuşarak tanıyamazsınız.Konuşmak, canlı yaratıklar arasındaki en etkisiz iletişim aracı.Dil yalan söylüyor, olanları çarpıtıyor, insanlığın hiç bıkıp usanmadığı klişeleri tekrarlıyor. Bu yüzden, insanları dinlemek onları anlamak için yeterli değil.”
"Eskiden masum bir fikrim vardı. Sanırdım ki herhangi bir fenalık ruhumuzu baştan başa kirletir, ondan hiçbir temiz nokta bırakmaz. Halbuki hakikatte her zaman böyle olmuyor. Maddî sükutların manevî sükutlardan bir farkı var. Mesela bir uçuruma düşen insan paramparça olup ölüyor.Fakat manen düşen insanın bazen yalnız bir tarafı zedeleniyor, öte tarafları tamamıyla salim kalabiliyor. Fahişeler görüyorsunuz ki aile muhabbetini hic kaybetmemiş, katiller görüyorsunuz ki samimi surette seviyor, acıyor, yardım ediyor"