Toplum. Bu kavramı az da olsa kavrayabilmeye başladığımı hissediyorum. Bu, bir bireyle diğeri arasında, spesifik bir anda gerçekleşen bir mücadeleydi ve tek yapman gereken o anda kazanmaktı. Hiç kimse bir başkasını tamamen fethedemez ve bir köle bile bir kölenin hakir karşılık verişinin altıdan kalkar, bu yüzden yapabileceğimiz tek şey, o anda ve orada, tek bir zar atışıyla her şey üstüne bahse girmek; ya hep ya hiç bahsi. Hayatı sürdürebilmek için başka bir yol yok. İnsanlar onur ve sadakate övgüler yağdırır ancak insan çabasının yegâne odak noktası bireydir. Bireyin ötesinde de bir başka birey vardır. Toplumun esrarengizliği; okyanus olan toplum değil, bireydir. Bir şekilde o seraptan, dünyanın o uçsuz bucaksız okyanusundan duyduğum korkudan bir nebze kurtulmuştum. Artık tüm meselelere karşı aynı daimi yargıyı sergilemeye kendimi mecbur hissetmiyordum, bunun yerine duruma göre ve ânın gerektirdiği şekilde başkalarına bir dereceye kadar umursamazca davranıyordum.
Sayfa 81 - ithaki
Ancak o zamandan itibaren bu yarı felsefi inancı, "Toplum dedikleri bireyden ibaret değil midir?" fikrini sürdürdüm.
Sayfa 78 - ithaki
Reklam
"Selim kalp" sahibi bir kişilik, tıpkı İbrahim (as) gibidir. Babasının, ailesinin, toplumun ve arkadaşlarının karşısında ezilip büzülmeden yanlış inançları eleştirme cesareti vardır onun. İnanç dünyası başkalarına göre şekil almaz, tepkilerle karşılaşma pahasına doğrulardan asla vazgeçmez. Çevresi onu günaha çağırdığında ya da inancını eleştirdiğinde İbrahim (as) gibi, "Ben Rabb'ime gidiyorum, O beni doğru yola iletecektir," diyerek toplumsal kabulü bir kenara iter ve hakikatin peşinden gitme cesaretini gösterir. İnsanların gönüllerinde gökdelen gibi büyüyen putları alaşağı etmek için "Ben de bir şeyler yapmalıyım," diye düşünür. Küçük putları kırdıktan sonra baltayı en büyük puta takarak "Ona sorun, belki o kırmıştır," diyen İbrahim gibi, gaflettekilerin kendilerini sorgulaması için gayret eder. "Herkesten bana ne?" diyen mantığın yerine, uyuyanları uyandırmak için ciddi efor sarf eder. İçi boş, pasif bir temizlik ve samimiyet iddiasının aksine, toplumun bozuk algısıyla mücadele eden proaktif bir kişiliği vardır. Toplum karşısında duyarlı ve güçlü bir kimliğinin olmasının yanı sıra kendi iç dünyasına çekildiğinde de İbrahim gibi "içli içli dua eden, boynu bükük" huşulu bir yüreği vardır.
Sayfa 74 - Timaş YayınlarıKitabı okuyor
Yalancı Bahar
Canlandı hayat yine bir bahar zamanı Akan hayatın ibretlik görüntüsü müydü bu yaşananlar Kaptırılan arzular meraktandı hep Kaldırsaydık başlarımızı baksaydık bir çevreye Dalardık o ulvi mahzunluğun seyrine Hain gönüllerin hilakarlığıydı bu zorlu geçitler Son pişmanlık neye yarardı? yok olunca herşey, Gelip geçen yalancı bahardı bu tuhaf sahne. 1000k'
desem ki, yeryüzüne beş peygamber geldi; beşincisi sensin. desem ki, iki kişi kaldık dünyada; ikincisi sensin. desem ki, birisi var yeri göğü var eden; o da sen olurdun. sana tapmak için kilden bir heykel yapardım güzelliğince. bilsem ki sen tanrı'dan iyisin, bilsem ki tanrı senden güzel değil. senin o kocaman kocaman gözlerin yok mu, nasıl
“Etrafınıza bakın: Her tarafta vaaz veren solucanlar; her kurum bir misyonu dile getirir; tapınaklar gibi belediyelerin de mutlakları vardır; yönetimin ise yönetmelikleri-maymunların kullanımına yönelik metafizik…Hepsi de bütün insanların yaşamına çare bulmaya çabalar: Dilenciler ve şifasız hastalar bile buna can atarlar: Dünya kaldırımları ve hasteneler reformcuları ile dolup taşar. Olay kaynağı hâline gelme isteği, her birinin üstüne zihinsel bir karışıklık, ya da kişinin kendi istediği bir lanet gibi etki eder.Toplum bir kurtarıcılar cehennemi!”
Reklam
Toplum Hayatı
İnsan, toplumda yaşamak zorundadır. Felsefecilerin dedikleri de budur. "İnsan, tabiatı icabı, medenidir." Yani insan, sosyal organizasyon olmadan, topluluk veya toplum içinde bulunmadan yapamaz. Felsefecilerin teknik tâbiriyle, insan için "site/medine", yani şehir hayatı gereklidir. Umran kelimesi de aynı fikri ifade eder.
104 syf.
10/10 puan verdi
·
1 saatte okudu
Kalbi gülüyordu ya, bu ona yetiyordu.
Dickens, yalın bir üslupla bizlere sunduğu insanlık için ders niteliğindeki eserinde; yaşayış biçimimizde anda kalmanın, anın tadını çıkarmanın, mutlu olmanın ve mutluluğun bulaşıcılığının, iyiliğin ve cömertliğin, duyarlılığın ve neşenin, güler yüzün ve sevecenliğin önemi üzerinde durarak sosyolojik bir çözümlemeyi görmemize olanak
Bir Noel Şarkısı
Bir Noel ŞarkısıCharles Dickens · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20217,2bin okunma
Tanrı, insanlar için yedi büyük günah seçti. Ve toplum bu günahlara sekizinciyi ekledi. Kadın olmak...
Türkiye Komünist Partisi'nin ne dün ne de bugün Kemalizm'den bağımsız bir tarih ve toplum görüşü olmadı. TKP, özünde, tümüyle kemalisttir.
Reklam
Aklı ve sevgisi olmayan bir toplum ya önünü iliklemekte ya da şiddeti şehvetle sevmekte bulacaktır özgürlüğü.
"Toplum, çevre, salonlar, dünya denilen şey, sefil bir tiyatro oyunudur; ilgi çekmeyen, yalnızca makineler, kostümler ve dekorlar sayesinde biraz tutunan, kötü bir operadır." Chamfort
Dünya
2024 Yilindayiz , Ekonomik Krizler , Savaşlar , Tüketim ve haz çilginliği . Zombileşmiş insanlar. Büyük bir değişimin arefesindeyiz. Uyanik tetikte bir şuur ile istikametini şaşirmayanlar için Günün sonu aydinlik görünüyor . Başini kaldirmayip , ( sadece ) hayvani yaşam tarzi sürenler [ Yemek , Dişkilamak , çiftleşmek ] ise Köle kalip algilarin yönettigi bir toplum kalmaya mahkum olacaklar gibi duruyor. Insan Kendisini geliştirdiği sürece , algilara yenilmez . Köleleşmez . Çünkü bilgi En büyük silahtir . Diye düşünüyorum. - Ömer Sancak
Yine doldurdu çantasını, Alışılagelmiş bir sürü karar , Tadı olmayan birkaç hatıra Belki de daha farklı bir güne hazırdı.
Dünyadaki bütün güzelliklerle bir derdimiz vardı sanki. Çirkinliğimize uyum sağlaması için onları da yakıp yıkmaya yüzyıllardır devam ediyorduk.
Sayfa 377Kitabı okudu
1.500 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.