Büşra H., bir alıntı ekledi.
20 dk. · Kitabı okudu · Puan vermedi

“Her insan tektir, her bireyin kendi özellikleri, içgüdüleri, farklı beğenileri, istekleri, serüven biçimleri vardır. Ancak, toplum her zaman belirli davranış kurallarını herkese empoze etme eğilimindedir, tek tek insanlar ise neden bu kurallara uymak zorunda olduklarını merak etmezler. Bunları kabullenirler, tıpkı yazı makinesi kullananların belirli bir klavyeyi en doğrusudur sanarak benimsedikleri gibi. Saatin yönünü sorgulayan biriyle karşılaştınız mı hiç? Biri böyle bir şey yapacak olsa, alacağı karşılık ‘Deli midir, nedir?’ olacaktır. Kişi ısrarlı davranırsa bir neden uydurulacaktır kuşkusuz, ama konuyu değiştirmeye bakacaktır herkes, çünkü size demin açıkladığımdan başka bir neden yoktur.”

Veronika Ölmek İstiyor, Paulo CoelhoVeronika Ölmek İstiyor, Paulo Coelho
A juez, bir alıntı ekledi.
23 dk. · Kitabı okuyor

Anneler hep düşünür. Düşünür düşünür, düşüncelerinde boğulur. Bu yüzden düşünürler hep erkek olur. Çünkü toplum onlara düşünülmesi gerekenleri düşünme ayrıcalığı tanır.

Kafa Dergisi Sayı: 45, Kolektif (Sayfa 13 - Bi dünya "dostluk..")Kafa Dergisi Sayı: 45, Kolektif (Sayfa 13 - Bi dünya "dostluk..")
H∆K∆N, bir alıntı ekledi.
33 dk. · Kitabı okuyor

"Kurgu-toplum mühendisliği-hayali gerçeklik"
Birileri, milyonlarca insanı tanrılara,milletlere veya sınırlı sorumlu şirketlere inanmaya nasıl ikna eder?

Hayvanlardan Tanrılara: Sapiens, Yuval Noah HarariHayvanlardan Tanrılara: Sapiens, Yuval Noah Harari
Derviş Taşpınar, bir alıntı ekledi.
52 dk. · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

"Zamanından önce öksüz kalmanın da, boşanmak ve evini terketmek ve başka birine aşık olmak gibi yersiz bir durum olduğu belliydi. Toplum içinden bir yer alabilmek için, her zaman tam kadro ile bulunmak gerekiyordu."

Tehlikeli Oyunlar, Oğuz Atay (Sayfa 204 - İletişim)Tehlikeli Oyunlar, Oğuz Atay (Sayfa 204 - İletişim)
Kadir Ekinci, Veronika Ölmek İstiyor'u inceledi.
2 saat önce · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Kitap bir genç kızın hayttan zevk alamadığı ve hayatın amacını olmadığını düşünmesi ile başlıyor. Genç kız bu düşünceden dolayı intihara kalkışıyor fakat beklemediği sonuçlar doğuran bir intihar girişimi...
Farklılıklar ve dediler , doğru nedir ? " Doğru herkes tarafından yani toplum tarafından uygun bulunandır." . Bir insan şapkayı kafasına değil eline takarsa bu yanlıştır çünkü toplum kafaya takılmasını doğru bulmuştur, eline takan insan toplum tarafından yanlış bir işe kalkışmıstir ve toplumdan farklı hareket etmiştir o zaman yanlış yapan kişi DELİ sıfatını almıştır. ÖNEMLİ OLAN " KİMİN DOĞRU SÖYLEDİĞİ DEĞİL, KİMİN DOĞRU YANITI VERDİĞİDİR".

Kitabı kendi yorumum ya da alıntılar ile nasıl anlatırım bilmiyorum ama insana DÜŞÜNCE ve yorum yeteneği katan düşündüren harika bir kitap 9 almasının tek sebebi bence sonunun anlaşılabilir olması fakat anlaşılabilir olması sizleri urkutmesin harika ve soluksuz bir kitap.

Eğer buysa bizim sevgiden anladığımız, korkarım hiç bir şey anlamamis ve ilkel İslami öğreti görmemiş cahil bir toplum gibi yaşıyoruz . Yazık oluyor bize yazık..

Aykut Anıl, bir alıntı ekledi.
 3 saat önce · Kitabı okuyor

Milletlerin gücü, dil ve düşüncelerinin gücüyle doğru orantılıdır. Bir toplum dilde, düşüncede ne kadar zengin ise, o kadar güçlü sayılır.

Sözün Büyüsü, Sırrı ErSözün Büyüsü, Sırrı Er
Mine, bir alıntı ekledi.
3 saat önce · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Kedi
"Sen toplum denen Tanrı öykünmesi bu kurumu fazla hafife alıyorsun. Toplum çok kafalı, çok kollu ve çok bacaklı korkunç bir tasarımdır. En kötüsü de çok kafalı olduğundan çok aklı vardır onun. Düşünemediklerimizi düşünür çabucak. Çok gözü vardır. Çok şeyi görür ve görülen kişinin haberi olmaz. O kızdı mı adamı insansız bırakır."

Kıyamam, Hakan Cucunel (Sayfa 109)Kıyamam, Hakan Cucunel (Sayfa 109)
Brunello, bir alıntı ekledi.
 3 saat önce · Kitabı okuyor

Tanzimat sonrası gelişmeler ise (ittihatçıların mutlak iktidarına dek) bütünüyle Batı’da gördüğümüz siyasetten farklıdır. Çünkü, bu dönemde artık Batı, Osmanlı’ya, ideoloji de ihraç etmeye başlamıştır. Oysa, Osmanlı toplumunun o dönem yapısının batıda görülen toplumsal ve ekonomik yapı ile uzak yakın bir ilişkisi kalmamıştır. Bu nedenle de Abdülhamit isteyince anayasayı ilan eder, isteyince onu yürürlükten kaldırır, kimsenin kılı bile kıpırdatmaz. Toplum halktan kopuk bürokrasi döneminden sonra, halktan kopuk ideolojiler dönemine girmiştir. Çünkü halk ne burjuvazidir Osmanlı’da, ne de proletarya. Halk hala reaya’dır: bilinçsiz, eylemsiz reaya. Bilinçlenenler, ticaret ve sanayi ile uğraşan hristiyanlardır. Onlar da bu bilinçlerini, ulusçuluk akımları içinde, imparatorluktan koparak gösterirler.

21.Yüzyılda Türkiye, Emre Kongar (Sayfa 20 - undefined)21.Yüzyılda Türkiye, Emre Kongar (Sayfa 20 - undefined)
Güler K., bir alıntı ekledi.
3 saat önce

İnsanın birini etkilemesi demek ona kendi ruhunu vermesi demektir. Bu insan kendi doğal düşünceleriyle düşünmez artık, kendi doğal ihtiraslarıyla yanmaz. Erdemleri sahici değildir. Günahları –günah diye bir şey varsa eğer– ödünçtür. Bu insan başka birinin müziğinin bir yansıması olup çıkar, kendisi için yazılmamış bir rolde oynayan bir aktör. Yaşamanın amacı kişinin kendini geliştirmesidir. Doğamızın gereğini kusursuz olarak gerçekleştirmek: İşte her birimizin burada olmamızın nedeni budur. Oysa şimdilerde insanlar özbenliklerinden korkuyorlar. Görevlerin en yücesini, yani kişinin kendi özbenliğine olan görevini unutmuşlar. Hayırseverliklerine diyecek yok. Açları doyuruyor, dilencileri giydiriyorlar. Gel gör ki kendi ruhları aç, çıplak. Soyumuzda cesaret diye bir şey kalmamış. Belki de hiçbir zaman yoktu. Toplum korkusu –ki ahlakın temelidir–, bir de dinin püf noktası olan Tanrı korkusu: Bizi yöneten iki şey işte bunlar.

Dorian Gray'in Portresi, Oscar Wilde (Sayfa 27)Dorian Gray'in Portresi, Oscar Wilde (Sayfa 27)