Toplum bir soyutlamadan ibaret değil. Toplum dediğimiz yapı benim komşumla olan ilişkimin, senin ticaretteki dürüstlüğünün, berikinin de trafikteki sabrının inşa ettiği bir gerçeklik. Eğer bir bozulmadan söz edilecekse, bu tekil “iyi”lerin toparlanıp “sâlih bir bütün” oluşturamamasından kaynaklanıyor. Toplumun bozulduğunu, çürüdüğünü iddia edip kendi kibrini, fesatlığını veya dünya hırsını yozlaşmanın bir cüzü olarak görmeyen kişi, bilerek yahut bilmeyerek avazı çıktığı kadar bir yalanı haykırıyor.
"Utangaç koleksiyoncuların yaşadıkları toplum, koleksiyonları ve müzeleri önemsemediği için, toplamak bilgiye, öğrenmeye katkısı olan itibarlı bir şey olarak değil, saklanması gereken bir utanç olarak yaşanır. Çünkü koleksiyonlar utangaçların ülkesinde faydalı bir bilgiye değil, yalnızca utangaç koleksiyoncunun yarasına işaret eder."
Eskiden çok daha uçarıydık, şimdi çok farklı. Uyurken, irkilip kalktığım oluyor. Şimdiye kadar kimseye askerliğimle ilgili hiçbir şey anlatmadım, en fazla bir iki kelime. Anlattıkça tekrar yaşıyorum, aklıma şehit düşen arkadaşlarım, aileleri geliyor, çok üzülüyorum. Şimdi faydalı olacağım için rahatlıkla anlatıyorum. Toplum Güneydoğu'daki sorunu bilmiyor, medya ne diyorsa ona inanıyorlar, bir de orada askerlik yapanlara sorsalar..