Erich Fromm ve şiddet
Puan vermedi·143 syf.··
2024 5. kitabı
Erich Fromm'un 1964 tarihli "Şiddetin ve Sevginin Kaynağı" adlı kitabı İnsan kurt mu yoksa koyun mu? Sorusuna yanıt bulmaya çalışarak başlıyor. "Kurtlar öldürmek ister, koyunlar takip etmek ister" Erich Fromm'un 1964 tarihli "Şiddetin ve Sevginin Kaynağı" adlı kitabı İnsan kurt mu yoksa koyun mu? Sorusuna yanıt bulmaya çalışarak başlıyor. Koyunların birini öldürmesinin nedeni kendi istedikleri için değil, başka biri takip etmek istedikleri içindir. Bu yüzden kurtlar koyunları birini öldürmeye ikna etmek için hikayeler uydurmaya çalışırlar. Fromm, sorunun cevabını ararken şu fikri ortaya attı: "Eğer insanın içinde onu kötülük yapmaya sevk eden bir tabiat olduğuna, yani biz insanların aslında bir kurt olduğumuza inanıyorsak, o zaman kurtlara neden ve nasıl karşı koymalıyız?" Dini efsanelerden bahsetmeyi seven Fromm, Tevrat'ta geçen Adem ile Havva'nın yaratılış efsanesini kullanarak, özgürlüğe giden ilk yolun itaatsizlik olduğunu bizlere kanıtlamaya çalıştı. O, Allah'ın planındadır. Yani Allah, insanı kendi suretinde yaratmış (ona doğruyu ve yanlışı seçebilecek bir akıl vermiştir) ve onu yanlış yolda olduğu konusunda elçiler/peygamberler aracılığıyla uyarsa da seçimi daima ona bırakmıştır. "Tanrı bile insanın seçimine karışmaz" Ancak Hıristiyanlık, insanı Tanrı'dan ve O'nun sevgisinden ayırdığı için itaatsizliğin en büyük günahlardan biri olduğunu söylemiş ve sonunda insanın doğasının tamamen kötü olduğunu kaydetmiştir. Rönesans dönemi düşünürleri kötülüğün sadece olayların bir sonucu olduğunu vurgulamışlardır. Bu düşünce bizi Birinci Dünya Savaşı ile başlayan, Hitler ve Stalin ile devam eden, Hiroşima ve Nagazaki ile doruğa ulaşan insan zulmünün kökenini aramaya itmiş ve bize insan doğasındaki kötülüğün varlığını göstermiştir. Savaşlar toprak ve doğal kaynaklar
Psikoloji
Sevginin ve Şiddetin KaynağıErich Fromm · Payel Yayınları · 19941,707 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2022 10. kitabı
Sevginin insanlığın en çok ihtiyaç duyduğu duygu olduğunu düşünüyorum. Kitabı "ne yaparsam sevileceğimi öğreneyim" diye okumayı düşünüyorsanız çabuk elinizdeki kitabı yavaşça rafına bırakın. Erick Fromm diyor ki çiçekleri sevdiğini söyleyen biri onları sulamayı ihmal ediyorsa sevmiyordur demektir. Biraz selvi boylum al yazmalım filmini anımsatsa da kitabın teması sevgi emektir diyor :) Yazarın çok güzel bir sözü ile alıntımı bitireceğim: "Dini inanç ve ibadetlerimden vazgeçtim çünkü ister dini ister siyasi olsun, insan ırkının herhangi bir kesimine katılmak istemiyordum yalnızca"
Sevme SanatıErich Fromm · Altın Post Yayıncılık · 20127,8bin okunma
Reklam
Puan vermedi·167 syf.··
2000 264. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2000 00:00
KAREKÖK HAYAT – MEHMET SABRİ GENÇ 20.08.2019 Dünya Bir Gelindir kitabını okuduktan sonra yazarımızı ziyarete gittik. Kendisi imzayla bu kitabı hediye etti. Diğerinden daha da hızlı bitireceksin, elinden düşmeyecek dedi. Yazarımız Avusturya’da okurken karşılaştığı enteresan insanların enteresan hayatlarını kitapta çarpıcı şekilde anlatıyor bizlere. Kimi zaman korku ve kimi zaman huzursuz eden birkaç karakterin hayatlarına ve tuttuğum notlara biraz değineyim. BENJAMİN VE FERETLER ( SÖNMÜŞ ATEŞİN GÜLÜ ) Yazarımızın yurttan arkadaşı Benjamin bir kadınla evlenip çocuk sahibi olur. Yurtta kalmaya devam eder. Akli dengesi çok yerinde biri değildir. Kadın kıyafeti giyer makyaj yapar birkaç hafta. Karısı psikolojik sıkıntılarla doğurduğu çocuktan korkar. Kısa sürede ölür. Bu süreçte bebeği yurda getirip bakar Benjamin. Lanet olası feretler bir gece bebeğin ellerini yer. Gerçekten lanet olsun. Yüreğimi daraltan bir hayat. MAİT – WİKTORİA – YASAK MEYVE VE YILAN Yazar gibi beni de korkutan, üzerime gerginlik veren bir karakter, hayat. Yazarımız Mait isminde bir erkekle tanışıyor. Onun hayat hikayesini dinliyor. Mait’in 3 farklı kadından birer çocuğu vardır. Bunlardan ilkinde kadın çocuğun karnını doyurduktan sonra ilaç içerek intihar eder ve buzdolabının içine girer. Mait eve geldiğinde karşılaştığı manzara budur. Ve yazarımız daha sonra dehşetengiz bilgiler edinir. Mait aslında bir kadındır. Adı ise Wiktoria’dır O kadından olan çocuğu başka şehirde üniversite okumaktadır ve Mait ona babası olduğunu, annesinin ise onun doğumunda öldüğünü söylemiştir. Mait gerçekte şeytanın insan bedenine bürünmüş halidir. Sanat çevresi ve estetiği ile hoşlandığı kadınları ve erkekleri çevresine toplar uygun gördüklerini birleştirir ve sonra iki tarafın da psikolojisiyle oynar. Bu
Edebiyat
Karekök HayatMehmet Sabri Genç · Şule Yayınları · 2014157 okunma