Erimek Senin Yanında
Sana bakınca zaman hızlanmıyor… Sadece ben, olduğum yerde biraz daha eriyorum. Gözlerin bir cümle gibi değil; yarım kalmış bir şiir gibi içimde devam ediyor...🌹 https://1000kitap.com/hikaye/sana-dair--14934/erimek-senin-yaninda--51655
1000Kitap
Ve o hisle erimek KDJSKRHSODNSODHSJ

bora.

@enkazcocuk
·
Vatan, millet, belinden kavrayıp kendine çekmek.
Reklam
Bu ülkenin bütün ırklarını tek ırk, tek kalp, tek insan haline getiren Islamiyet olmus. Biolojik değil, moral bir vahdet. Yani vahdetlerin en büyuğu, en mukaddesi. Ayni seylere inanmak. Aynı şeyleri sevmek, aynı şeyler için ölmek ve yaşamak Lazı, Kürdü. Arnavudu düğüne koşar gibi ölüme kosturan bir inanç bu. 600 yıl aynı potada erimek ve kainata meydan okumak, zaferden zafere koşmak, beraber ağlayıp, beraber gulmek. Sonra çözülüş, çürüyüş, kokuş. Ve bir mezarlık haline gelen memleket. Tarihin dışına çıkan Anadolu.
Her Gün Seninle
Ümit Yaşar Oğuzcan Güzel olan Her gün seninle tekrar tekrar yaşamak Erimek yarını olmayan zamanlarda Durdurmak kuralları kırıp parçalamak Sonra varmak o yerlere Mevsimlere dur demek Kar yağarken çiçek açtırmak ağaçlara Güneşi bir akşam saatinde tutup bırakmamak Sonra doldurmak ay ışığını kadehlere Delicesine içmek Ve unutabilmek her şeyi ansızın Sevmek Seni en yücesiyle sevgilerin Birlikte geçmiş, gelecek bütün çağları aşmak Güzel olan Sevmek seni Tanrılar gibi Seninle Tanrılaşmak
Şiir
Bir İhtimalin Şiiri
Bir fısıltı gibi düştü içime sesin, "Belki" dedim, "bir gün o da fark eder." Uzağında olsam da aldığın her nefesin, Senin beni sevebilme ihtimalin, bir tek o, Yeniden başlatıyor içimdeki bu yangını. Gözlerinde erimek dururken boylu boyunca, Sana çıkıyor kalbimin her adımı, her sokağı. Varsın bugünün yolları bize kapalı olsun, Varsın sessizlik bürüsün her heceyi. O uzak "bir gün"ün hayali bile yeter; Gündüze çevirir içimdeki en koyu geceyi. enme Ben yine sana aşık, yine sana sevdalı, Bir umudun peşinde, bir rüya taşırım; Ben o güzel ihtimalin içinde de yaşarım.
Binlerce, ama binlerce yıldır yaşıyorum Bunu göklerden anlıyorum, kendimden anlıyorum biraz İnsan, insan, insandan; ne iyi ne de kötü Kolumu sallıyorum yürürken, kötüysem yüzümü buruşturuyorum Çok eski bir yerimdeyim, çürüyen bir yerimden geliyorum Öldüklerimi sayıyorum, yeniden doğduklarımı Anlıyorum, ama yepyeni anlıyorum bıktığımı Evlerde, köşebaşlarında değişmek diyorlar buna Değişmek Biri mi öldü, biri mi sevindi, değişmek koyuyorlar adını Bana kızıyorlar sonra, anısızın bana Kimi ellerini sürüyor, kimi gözlerini kapıyor yaşadıklarıma Oysa ben düz insan, bazı insan, karanlık insan Ve geçilmiyor ki benim Duvarlar, evler, sokaklar gibi yapılmışlığımdan. Bilmezler, kızmıyorum, bunu onlardan anlıyorum biraz Erimek, bir olmak ve unutulmak içindeki onlardan Ya da bir başkaca şey: ben kendimi ayırıyorum O yapayalnız olmaktaki kendimi Böyleyken akıp gidiyorum bir nehir gerçeği gibi Sanki ben upuzun bir hikâye En okunmadık yerlerimle Yok artık sıkılıyorum. Edip Cansever
Alıntı
Reklam
Reklam