Geri dönüp yapılanları değiştirmek mümkün değildi. Tanrıların böyle bir gücü olabilirdi, ama insanların yoktu. Ve muhtemelen böyle olması daha iyiydi. Öyle bir güçleri olsa insanlar yeniyetmelik yıllarını tekrar yazmak için uğraşa uğraşa ihtiyarlayıp ölürdü.
Geçmişe müdahale edilemeyeceğini kavramak, affetmeye giden yolu açardı.
Nick daha önce yazdığı cümleyi iki daire içine aldı: "İnsanlar niyetlenir, Tanrı yollar açar." Altına ekledi. "Diyelim ki onu buldun. Nasıl geri getireceksin? Zincirleyerek mi?"
Kitabı bir tavsiye sonucu aldım. Bir kitabevinde satış görevlisi olarak çalışan biriyle gotik kitaplar üzerine sohbet ederken bana tavsiye etmişti. Kitabın güzelliğini o kadar içten anlatarak tavsiye etti ki içeriğine bakmadan hemen almıştım. Hatta şuanda bitmesine yaklaşık 50 sayfa kaldı; o kadar sabırsızlandım ki hemen incelememi yazmak istedim.
Normalde kısa hikayelerden oluşan kitapları bir türlü keyifle okuyamamışımdır. Kitabı ilk açıp baktığımda yarıda kalacağı hissi belirmişti. Ama anlatımdaki akıcılık, hikayelerin içeriği, konuları, sürükleyiciliği sayesinde pür dikkat okumamı sağladı. Hiç bir kitabı bu kadar keyifle ve merakla hatta bu kadar hızlı okumamıştım.
Gerçekten gotik, korku ve esrar öğelerini oldukça iyi işlemiş yazar (haddim değil ama naçizane görüşüm budur). Bu tarz seven herkese hevesle tavsiye edebileceğim bir kitap oldu. Bana tavsiye eden arkadaşımı da çok iyi anlamış oldum bu sayede. Bazı hikayelerin sonunu bize ve hayal gücümüze bırakması da ayrı bir güzelliği bence.
Umarım okursunuz, umarım benim kadar keyif alırsınız.