- herkesin iki, üç değil yüzlerce şahsiyeti vardır, Peregrini.
- ben üçünü bilirim. Birincisi dinağım. ( eliylekafasına vurdu) orada oturur. Hayat sofrasına benimle hiç oturmaz. Fakat daima baş ucumda duran, beni seyreden, tenkid eden bir müşahittir. O, beni Darülfünun salonlarında, kütüphanelerde, her nevi Bilgi kaynağı etrafında sürükledi. O, maddi zaaflarımla eğlendi, herşeyden şüphe etti, bir şeye inanmadı. Kilise lisanıyla, içimdeki ezeli şeytan!
İkincisi ruhum,. Yeri vücudumun neresinde bilmiyorum. O dimağının soğuk tahakkümüne boyun eğmez. Beni sanatkar yapan, musikiye bağlayan, güzelliği sevdiren, dinsiz olduğum vakit bile beni gene bir şeye taptıran kudret odur.
Üçüncüsü kalbim. Onun yerini pekala biliyorum. O ne dimağı ne de ruhu tanır. Sevgi ölçülerinin ne çirkinlik be de güzellikle alakası vardır. İyilik fenalık ölçülerinin adaletle, mantıkla hiç bir münasebeti yoktur. Sebepsiz sever, sebepsiz nefret eder, sebepsiz iyilik, sebepsiz fenalık eder. Tamamen kendi başına buyruk bir kudret.