9/10
·528 syf.··
2026 85. kitabı
Nihayet beklediğim serinin ikinci kitabı geldi. Aslında ilk kitapla aralarında uzun zaman yok ama beğenince süre uzun geliyor. Sizde de öyle oluyor mu? Şimdi ilk kitapta - kızın adını unuttum ya hu esas kız kitapçıda çalışan, deli damgası yiyen babasının ilgisizliğin ve yoksunluğu çeken 26 yaşında bir kızdı. Denyo bir exi vardı. Birtakım olaylardan sonra deli damgası yiyen babasının aslında başından beri doğru söylediğini öğrendi: gerçekten periler vardı. Ve periler minnoş ponçik değil, basbayağı canavarı. Derken esas kız erkolar cennetine düştü. Böyle yanukluk olamaz ya. Hep erkek egemenliğindeki harem şeysi olamaz ya. Kızlar için harem işini pek sevdim. Sadece Gençlerin çok üstünde bir yetişkin içerikli fantastik hikaye söylim. Hikayeyi bilenler için söylüyorum, ben aslında teneke adamı merak ediyorum. O olacak diye düşünmüştüm. Umarım 3ncü kitapta o şey olur. Spoiler yok! Bizim esas kız o kadar yanuk ki Bi ara kitap alev alacak sandım. Başta biraz itici geldi ammeeğ hayal de etmeye mi yane Kış Perisine de iyice ayar oldum. Kitabın içine girip Bi tane patlatasım geldi. Dikenli prensle de bir şeyler olacak gibi. Bence epey Bi aksiyon bizi bekliyor sonraki kitaplarda. O halde çevirilsin lüüttfennnn! Veletlerinizden ve ergenlerinizden uzak tutmayı unutmayın
Altınla DokunmuşElizabeth Helen · Sonsuz Kitap · 202626 okunma
ADELAIDE
6/10
·340 syf.··
2026 10. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 22:49
Aslında bu romanı alırken çok heyecanlıydım. Muhtemelen hiçbir zaman birisi tarafından okunmayacak, taslaklarda çürüyecek romanım ile benzer bir konusu olduğu için duyguya girmeme yardımcı olur, daha çok hisseder ve hisleri güzelce aktarabilirim diye almıştım. Ne yazık ki beklediğim gibi olmadı. Çoğu yerde sanki düşük bütçeli bir Netflix dizi senaryosu okuyor gibi hissettim. Duyarlı olunması gereken bazı konular eserde yer almış olsa bile bunlar sadece 'Heh, evet bunun eklenmesi gerekiyordu. Ekledim, üstüne tik atabilirim.' denilmiş gibi hissettiriyordu. Derinliği, sebebi verilmemişti. Kadın karakterin feministliği bile, eleştirdiği kapitalizmin eğip bükerek bizlere pazarladığı, anlamından koparılmış, slogandan ibaret kalmış feminizm şeklindeydi. Sadece feminizm de değil, bence Adelaide'ı Adelaide yapan çoğu detay üstünkörü geçilmişti. Bilmiyorum, belki de tamamen benimle alakalı bir sorundur. Ben, bir eserdeki karakterleri derinlemesine tanımayı severim. Karakter vegan mı? Onun vegan olmaya karar verdiği ilk an neydi? Neyden etkilendi veya tiksindi ve bu kararı verdi? Bu gibi detayları bileyim isterim, aksi takdirde o karaktere alışamıyorum ve benim için bir yabancı olarak kalıyor, onun hislerini hissedemiyorum. Daha da önemlisi şu şekilde hissettiriyor: Veganlık şu sıra popüler kültür haline geldiği için yaygınlaşıyor, karakterim vegan olursa veganlar benim de duyarlı birisi olduğumu düşünür ve onların övgüsünü kazanırım. Keza karakterin feministliği de böyle hissettiriyor. Yanlış anlaşılmasın. Bu düşüncelere ya da karaktarin feminist, vegan olmasına karşı değilim. Vegan olmasam da kendimi feminist olarak tanımlayabilirim. Ancak benim bahsettiğim feministlik, cinsiyet eşitliğini savunmak, bu uğurda uğraşmak ve her geçen gün haklarımızı güzelleştirebilmek için
İnceleme & Yorum
AdelaideGenevieve Wheeler · Kairos Kitap · 20251,977 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
6/10
Okuduğum çoğu age gap romanında erkekler olgun olduğu için asla ilk ve büyük adımları atmazdı fakattt bu kitaptaki abimiz baya ukala ve pişkin çıktı. Girişte beni baya şaşırttı ve çıldırttı. Jacob’a çok kızgınım; yorumum geçirdiğim öfke nöbetinden dolayı biraz garip olabilir. Klişe hikâye: Jacob, çok yakın dostlarının kendinden 20 yaş küçük kızına vurulmuş bir adam. Whitney 18 olunca ilişkileri başlıyor ve iki yıl sürüyor. Sonra da “imkânsızız” olduklarını yeni fark etmiş bir korkak gibi (bir 10 yıl daha bekleseydin aptal ihtiyar) kızı bırakıyor. 3 yıl sonra eline bir davetiye geçiyor… tadaaa… kız evleniyor!!!! Ama erkek kafası bu ya, yeni yeni dank ediyor. Mesleği gereği gittiği ülkeden (Jacob başarılı bir cerrah ve hiç evlenmemiş, çocuğu falan da yok) tekrar eve dönüp kızın evlenmesini engellemeye çalışıyor. Ba ba ba, adama bak… yüzsüz. 3 yıl beklemişsin, aptal mısın? 3 yıl mı? Tanrım, gerçekten böyle erkolar var biliyorum. Neyse işte, kalkıp geliyor; kızı kazanmaya, nişanlısından çalmaya çalışıyor. “Ben senin büyümeni bekledim”, “Nereden bileyim evlenmeye çalışacağını?”, “Seni seviyorum”, “Fikrini değiştir”, “Sen de beni istiyordun”, “Olgunlaşman ve bizi düşünmen için sana zaman verdim” diye saçmalayıp durdu başlarda. (Gerçekten gerçekten kapa o çeneni Jacob, tamam mı???) Ama adam elindeki tüm kartları masaya koymaya kararlıydı tabii. Tilki. Merakımdan hızlı hızlı okudum; “Bakayım kızı ne zaman yoldan çıkaracak?” diye. Ki bu hemen olacakmış gibi görünüyordu. Çünkü Jacob, 3 yıldır hiçbir kadına bakmadığını bile itiraf edince “Oh,” dedim, “bitti, bu saf kız hemen affeder.” Whitney bebeyim… yanlış adama aşık olması yetmemiş gibi bir de gitmiş yanlış başka bir adamla nişanlanmış. Yani nişanlısı tam bir kontrol manyağı çünkü bu aptal nişanlı da onu aldatmış. Kız
What Was Meant To BeQ. B. Tyler · 04 okunma
Puan vermedi·464 syf.··
2026 53. kitabı
Elisa genç, yetenekli, başarılı ve çokça popüler bir oyuncudur. Lakin kızımız aşk konusunda kendince haklı sebeplerle korkmaktadır. Ne kadar göz önünde olursa olsun aşktan kendince uzak durmaktadır. Tabii ki bu kadar popüler olmanın getirdiği sıkıntıları da yaşamaktadır. Bir gece kaldığı otelde hayranlarından biri gizlice odasına girer. Yeterince korkunç olan bu durumun üstesinden Han sayesinde gelir. Bundan sonra bu bebek gibi seven adam onun koruması olacaktır. Kızımız onu koruması sansın lakin işin rengi başkadır. Han aslında Elisa'nın marka yüzü olmak istediği parfüm şirketinin gizli ortağıdır. Mevzu burada da bitmiyor. Sevdiği kadın için sırları olan bu adam artık sevdiği kadına daha da yakındır. Peki ya bu kadar alengirli işlerin arasında aşk nerede dersiniz? Tabii ki aşk bir yolunu bulacaktır bulmasına da bu kadar sır ve aşk korkusunun üstüne nasıl bulacak dersiniz? Türk karakterlerdeki erkeklerin aşkına sahip çıkmasına bayılıyorum. Sanırım toplum olarak hatta bir kadın olarak ben 'Erkolar kapatılsın' tarafındayım. Ancak bu kitap benim bizim erkeklere olan inancımı bir kez daha arttırdı. Bir ara şey dedim 'Arkadaş ancak kitaplarda okuyoruz ya'! (Yorumcu burada bekarlığın zorluklarından bahsediyor çünkü kendisi yalnızlıkta bir dünya markası olma yolunda ilerliyor.) Neyse sakinim! Yazardan kaçıncı okuduğum kitap olduğunu artık saymadım ama her okuduğum kitapta beni şaşırtmayı gerçekten başarıyor. Kesinlikle #nahif bir konusu vardı. Bu detay ikinci kitapta da devam etti. Ben oldum olası #seri kitapları ard arda okumayı çok sevdim. O heycan geçmeden devamını ve sonunu okumak benim için çok ayrı bir yerde. Bu yüzden hızlıca ikinci kitaba başladım. Olayların tersine dönmesi ve karakterlerin gelişiminin daha iyi yönde olması çok güzeldi. Devam kitabını daha çok
1000Kitap
Aşkı Kaybetme KorkusuZeynep Sey · Athica Yayınları · 202641 okunma
9/10
·400 syf.··
2026 47. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Mart 2026 05:43
ilk kitap elimizde bomba bırakacak bir şekilde bitmişti. İkinci kitapta çıkınca dedim ki Gamze bu kitabı bekletemezsin. Biliyorsunuz asker kolunu kurgularda genelde erkeğin nasıl sevdiği övülür ve görünür. Lakin bu seride hem çok güçlü bir kadın karakter hem de aynı kadın karakterin Şahane sevmelerini okuyoruz. Ben ilk kitapta bu kadar güçlü bir kadının bu kadar hızlı pes etmesine aşırı gıcık olmuştum. İkinci kitapta biraz daha Hakan gözünden okuyoruz ama hala kendisini tam anlamıyla sevemiyorum. İkinci kitapta biraz da aslında Hakan'ın gözünden bakıyoruz olaylara. Bu ona azıcık bir sempati duymamı sağladı. En azından Narin'in gözünden bakarken sinirlendiğim bazı şeylerin açığa kavuşturulduğunu söyleyebilirim. Kızın yaşadıkları o kadar travmatikti ki hiçbir sebebi haklı bulamıyorum. Yalan yok beni için için perişan olmasını okumak keyiflendirdi. Erkolar kapatılsın! Şimdi Narin'i sevmemek de mümkün değil ki öldü bildiklerin yaşıyor, gerçekler yalan ayrıca yalanlar gerçek çıkıyor ve bu kız bu kadar olayın üstüne hala annelik yapmaya çalışıyor. Gelde sakinliğini koru! Aslında yukarıda bıraktığım alındı Tam da Narin'in hisleriydi. Doğruyu söylemek gerekirse ben de onun için aynı şeyleri hissediyorum. Benim asker kolunu kurgularda en sevdiğim olay bir askeri ekip olması ve bu ekibin aşırı eğlenceli tiplerden oluşması. Emre, Halit, Orhun, Demet.. Bir ekip değil bir aile olmuşlardı. Benim favorim Halit! Ondan beklediğim bir durum vardı ki ilerleyen bölümlerde oldu. Ancak bir sahnede Emre'nin söylediği bir cümle ciğerime dokundu. Ah be çocuk yaktın beni! Bir yanım gerçekçi asker olmayı anlıyordu ama diğer yanım bilmiyorum bir şey böyle delicesine sevmeyi kabullenmiyordu. Hakan'ın gerçekleri anlatması bilmiyorum beni etkilemedi. Aşırı ama çok aşırı geç kalmış bir açıklamayı
1000Kitap
Gölgesiz Cilt - 2Sibel Akcan · Pukka Yayınları · 202546 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2026 22. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2026 20:00
Ne kadar zarif bir kitap. Yalansız, kavgasız, saf temiz halini görüyoruz. Ulaşmanın aşırı kolay olduğu bu zamandan sadece mektup yazarak haber alınan, adres değişikliğini mutlaka sonunda haber eden, emojinin olmadığı iki aşığın mektuplarını okuyoruz.. Edebiyatçı olduğundan mı yoksa temiz sevdiğinden mi veya dönem şartlarının gereği mi bilmem aşırı beğendim ilişki dinamiklerini.. Kızlarımıza (ben de dahil) Sabahattin Ali gibi seven beylerin çıkması dileğiyle.. Erkolar sizi Allah bildiği gibi yapsın :)
Canım Aliye, Ruhum FilizSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202031,6bin okunma