Çevrendekiler seni bir keşmekeşe girmeye, huzursuzluğa kapılmaya zorladığında derhâl kendi içine çekil, ama gereğinden fazla kalma orada. Bunu ölçülü bir şekilde tekrarlarsan uyum üzerinde daha etkili olursun.
Seni rahatsız eden ne? İnsanların kötülükleri mi? Öyleyse, şunları hiç aklından çıkarma: Rasyonel canlılar birbirleri için yaratılmıştır, birbirini hoş görmek adaletin bir parçasıdır, kötülükler istemeden yapılır; birbirine düşman
olan, birbirinden nefret eden, şüphelenen, savaşta birbirlerini öldüren onca insan sonunda ölüp küle dönüşmedi mi?
Öyleyse sen de buna bir son ver. Bütünden yazgına düşenlerden mi rahatsızlık duyuyorsun? O zaman zihnini tazele: Ya
Ilahi Öngörü, ya Atomlar; ya da her şeyin evrenin bir şehre
benzediğini kaç kez kanıtladığını hatırla. Yoksa bedeninle ilgili kaygıların mı var hâlâ? Öyleyse fikrin kendisini tanıyıp
özündeki gücü kavradığında, nefesin kaba ve sıradan hareketleriyle alakası kalmadığını, acı ve zevke dair duyduğun,
benimsediğin şeyleri düşün.
Belki de ün düşkünlüğüdür seni yıpratan. Fakat her şeyin ne kadar çabuk unutulduğunu, heryanını saran sonsuz
zaman uçurumunda yok olup gittiğini görüyorsun işte; alkışların boşluğunu, sana ün bahşedenlerin öngörülemez kaypaklığını ve tüm bunların sınırlandığı daracık alanı. Bütün yeryüzü küçücük bir nokta değil midir; yaşadığın yer bunoktanın.
kardeşim severus’tan aile, bilgi ve adalet sevgisini öğrendim ve yine onun sayesinde thrasea’yı ( publius clodius thrasea paetus, ms 66 yılında imparator nero tarafından ölüme zorlanan stoa felsefesini savunan bir devlet adamı), helvidius’u (kesin olmamakla birlikte thrasea paetus’un damadı olan ve imparator vespasianus tarafından öldürtülen stoacı filozof ve devlet adamı helvidius priscus'tan bahsedilmektedir), cato’yu (cato minor olarak da bilinen stoa felsefesini savunan devlet adamı marcus porcius cato uticensis), dion’u (plutarkhos’un paralel hayatlar adlı eserinde bahsi geçen sicilya tiranı ıı.dionysios'u devirmeye çalışan syracusalı dion olduğu düşünülmektedir / plutarkhos'un marcus aurelius üzerinde etkisi olduğu bilinmektedir), brutus’u tanıdım. ondan demokratik yönetim düşüncesini, eşitliği ve konuşma özgürlüğünü ve her şeyden önce vatandaşların özgürlüğüne önem veren devlet idaresi fikrini; felsefeye önem verme hususunda dengeli ve değişmez bir karaktere sahip olmayı; iyilikseverliği, cömertlikte samimiyeti, güler yüzlülüğü ve arkadaşlarımın sevgisine itimadı; eleştirdiğim kişilere karşı şeffaf olmayı; arkadaşlarımın bir konuda neyi isteyip neyi istemediklerini eveleyip gevelemeden bilmeyi ve bu konuda hiçbir suretle tahmine ihtiyaç duymamayı öğrendim.
Anılar önemlidir. Anılar, yaşananları hatırlatır. Yapılan kötülükleri ve iyilikleri, acıları ve mutlulukları. Anılarını unutursan, yaşananları da unutursun. Yaşananları unutursan, geçmiş tekrar eder."