Eskiden...tamamen gerçekdışı bir zamandı bu, aşırı gergin tasavvurlar ve kendini kandırmalardan oluşan yakalanamaz bir hayalet gibi elinden kaçıp gitmişti. Bilincini yırtık pırtık parçalar halinde terk eden yanlış bir zamandı. Günün birinde başlayıp giderek ona yetişen ve egemen olan gerçeklik, sonunda tek başına kalmıştı içinde: o sona ermiş, parça parça sönüp gitmiş zaman ise artık bir kurgu gibi geliyordu ona.
Rabbiniz'e döndürüleceğiniz bir günden korkun. Sonra her şahsa, kazandığı noksansız verilir. Hiç bir haksızlığa uğramazsınız. (Bakara 281)
Bu mübarek ayetler Kur'an'ın en son inen ve İslam'ın emir ve yasaklarını özlü biçimde ihtiva eden bu ayet ile sona ermiş ve bu son ayetin inişiyle vahiy kesilmiştir. Bu ayetler, kullara o korkunç günü hatırlatmaktadır.
İbn Kesir şöyle der: Bu ayet, Kur'an-ı Kerim'in son nazil olan ayetidir. Hz. Peygamber (s.a.v.), bu ayet nazil olduktan sonra dokuz gün yaşamış, sonra ahirete göçmüştür.
Yeryüzüne ve yeryüzünün ruhuna ayak uydurabilmek için çalışırsınız. Çünkü aylaklık, mevsimlere yabancı düşmek, heybetle ve mağrur bir teslimiyetle sonsuza yürüyen yaşam kafilesinin dışında kalmaktır.