Orphalese Limanında Bekleyen Aslında Biziz...
7/10
·55 syf.··
Beğendi
·
2024 1. kitabı
Bazı kitaplar sadece okunmak için değil; tekrar tekrar yaşanmak, yutkunmak ve hayata yepyeni bir pencereden bakmak için yazılmıştır. Halil Cibran’ın Ermiş’i klasik anlamda bir roman veya öykü değil; bir insanın doğumundan ölümüne kadar yaşayabileceği tüm duyguların, çelişkilerin ve bağların felsefi bir şiiri. Hikayenin çatısı çok sade: El Mustafa (Ermiş), on iki yıl yaşadığı Orphalese şehrinden ayrılıp yurduna döneceği gemiyi beklerken, halk onun etrafında toplanır. Ona aşka, evliliğe, çocuklara, çalışmaya, sevince ve kedere dair sorular sorarlar. Aslında o soruları soran halk biziz. O limanda toplanan ve hayatın karmaşası içinde kaybolmuş, nasıl yaşaması gerektiğini, sevgiyi nasıl tutacağını, acıyı nasıl göğüsleyeceğini bilemeyen modern zaman insanlarıyız. Kitabın en sarsıcı yanı, bize doğru bildiğimiz yanlışları bağırarak veya yargılayarak değil, omzumuza şefkatle elini koyarak anlatması. Sevginin birine sahip olmak olmadığını, çocukların bize ait birer mülk değil geleceğe fırlatılan oklar olduğunu, çalışmanın aslında "görünür kılınmış aşk" olduğunu öylesine zarif bir dille ifade ediyor ki... Okurken sürekli "Evet, işte tam olarak bu" demekten kendinizi alamıyorsunuz. Cibran, insanın içindeki karanlığı ve aydınlığı birbirinden ayırmıyor; sevinç ve kederin aynı kuyudan beslendiğini hatırlatıp, acıyla savaşmak yerine onu kabullenmenin bilgeliğini sunuyor. "Çocuklarınız sizin çocuklarınız değil. Onlar kendi yolunu izleyen Hayat'ın oğulları ve kızları... Onlara sevginizi verebilirsiniz, düşüncelerinizi değil. Çünkü onların da kendi düşünceleri vardır." Peki bu evrensel ve zamansız bilgelikten geriye ne kalıyor? Bu kitabın bize vermek istediği asıl ders nedir? Hayatta tutunduğumuz, "benim" diyerek sahiplenmeye çalıştığımız hiçbir şey (ne eşimiz, ne çocuklarımız,
İnceleme
ErmişHalil Cibran · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202385,2bin okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2026 4. kitabı
·
429 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 13:17
Simyacı, belki de hayatımda okuduğum en popüler kitaplardan biriydi, öyle ki öğrencilerim ve arkadaşlarımdan hiçbir başka kitapta olmadığı kadar dikkat çekti. Bu yüzden incelemede yazacağım hiçbir şeyin yeni olmayacağını tahmin edebiliyorum. Kendi görüşlerimi yazmadan önce de inceleme okumayı pek sevmem, o yüzden bu yazı size hiçbir şey katmadıysa peşinen özür dilerim. (Eser miktarda spoiler içerebilir.) Kitabımız bir çobanın hikayesini anlatıyor, gördüğü bir düşün peşine düşen bir çobanın hikayesini. Birinci sayfasından sonuncu sayfasına kadar ezoterik öğelerle dolu, ruhsal, evrensel, tanrısal bir güç ve kader anlayışına sahip bir anlatısı var. İşaretler, semboller, rüyalar, ruh, evrenin dili, sıkça geçen semboller. Felsefi olarak evrenin tanrı yaratımı bir özü olduğuna ve insanın yalnızca bu özden gelen sese kulak vererek ve diğer her şeye kulak kapatarak ulaşabileceğine dikkat çekiyor. Öyle ki tarihte yaşamış gerçek simyacıların yaptığı gibi bilimsel bir metodoloji izleyen İngiliz simyacı, akıcılığını bir kenara koymadan "doğru yola" girmiş olmuyor ve çöl simyacısıyla karşılaşmak şerefine nail olamıyor. Kişisel menkıbesinin peşinden koşan çobanımız, kaderin daima bir planı olduğunu, kalbini dinlemenin onu doğru yola götüreceğini, evrendeki tüm yaratılmış şeylerin bir ruhunun olduğunu ve nihayet aşkın evrenin özüne ulaşacak bir anahtar olduğunu sırasıyla öğrenmiş oluyor ve tüm bu sürecin bilgeliğiyle artık bir çoban değil simyanın sırlarına ermiş bir kişi olmuş oluyor. Nihayetinde kitapta bir yerde de bahsedildiği gibi son mesaj en büyük hazine kişinin gözünün önünde ama ancak bakmayı bilen kişi bunun farkında olabiliyor. Kişisel olarak kitabın rahat okunuşu ve sade dili ile okunmayı kolaylaştırdığını ve hikayesiyle keyif verdiğini söyleyebilirim, okurken hiç
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024246,4bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·55 syf.··
2026 51. kitabı
Ermiş, El Mustafa adlı bir bilge adamın, on iki yıl boyunca kaldığı Orphalese şehrinden ayrılıp memleketine dönmek üzere gemisini beklerken halkla yaptığı son sohbetleri anlatıyor. Halil Cibran, aşk, evlilik, suç, ceza, özgürlük ve ölüm gibi insana ve yaşama dair yirmi altı farklı kavramı zamansız birer vaaza dönüştürüyor. Şiirsel ve mistik bir dille kaleme alınan bu eser, insanın kendi içindeki tanrısal özü keşfetmesine ve hayatın derin hakikatleriyle bağ kurmasına rehberlik eden edebi bir kılavuz niteliği taşıyor.
ErmişHalil Cibran · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202385,2bin okunma
Puan vermedi·78 syf.··
2026 20. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 00:00
Aslında daha önce okumuştum ama “Ermiş’in Aşk Mektupları” Ermiş’in hikayesini okuyunca tekrar okumak istedim Bir çok konu hakkında felsefi içerikler var. “Sevinç ve kedere dair; Bazılarınız der ki , ‘neşe kederden daha yücedir’ ve bazılarınız da şöyle der, ‘ hayır keder daha yücedir.’ Fakat derim ki ben de , etle tırnaktır onlar. Birlikte gelirler ikisi, biri size eşlik ederken bilin ki diğeri yatağınız da uyumaktadır.”s.26
ErmişHalil Cibran · Karbon Kitaplar · 201985,2bin okunma
Puan vermedi·78 syf.··
2026 4. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2026 15:08
Ermiş Halil Cibran'ın hikaye tarzında yazdığı lakin benim deneme yakıştırması yapacağım bir kitap. Ermiş'i okuduğum zaman sindirmem biraz zaman aldığını itiraf etmeliyim. Çünkü anlaşılır mesajların yanında çok derin felsefik mesajlar barındırıyor. Çevirinin azizliğine mi uğradı bilemiyorum şiirsel şekilde yazılmış bazı bölümleri defalarca okumak zorunda kaldım anlayabilmek için. Lakin kitap gerçekten değerli mesajlar barındırıyor. İlerleyen zamanlarda tekrar okuyacağım yüksek ihtimalle çünkü o vakit başka anlamlar da çıkarabilirim kitaptan. Sonuç olarak okunmasını tavsiye ediyorum kısa ve öz olmasından mütevellit. İyi okumalar.
ErmişHalil Cibran · Karbon Kitaplar · 201985,2bin okunma
10/10
·181 syf.··
Beğendi
·
2026 36. kitabı
Kitabın başlangıcı bile Türk’ün ne kadar medeni ne kadar ileri görüşlü ne kadar ince fikirli olduğunu gözler önüne sererek ilerliyor.alparslan’ın Diojen karşındaki tutumu onun onurunu incitmemek için yanında çadır kurdurması fakar ülkesine dönen diyojenin kendi tarafında gözleri oyulması ve ölmesi melikşahın zaferi kardeşine nasip olsun diye dua etmesi takvimin yenilenmesi avrupanın ise 1582 de takvimi düzeltmesi bakın durun daha başlamadık I haçlı seferi 1096-1099: Günaha bulanan hristiyanların tövbe etmesi zengin günahkar için 4 ing altını fakir için 9 şiling bununla da yetmeyip 300 yıllık bir günahkar cezası çıkıyordu din buna bir kılıf buldu ve haçlı seferine katılacak olanların günahlarının affedileceğini duyurdu hatta ölenlerin cennete gideceği Papa II urbanus fransa’ya dönerek Clermont Konsilini topladı fransanın en önemli lideri Tolulouse kontu Raymond de Saint Gilles ve başpiskopos Adhemar de MOnteil talip oldular oluşan haçlı ordusuna katılım büyüktü kadınlar çocuklar herkes içindeydi ( nede olsa günahları affedilip cennete gidecekler ) Bizans imparatoru I Aleksios bu büyük kalabalığı istemedi çünkü geçtikleri yerleri talan edecek çok zarar vereceklerdi ki öyle de oldu .bunun üzerine Aleksios haçlılara refakatçi ordular verdi . Ağustos 1096 yılında 4 esas haçlı ordusu avrupanın değişik yerlerinden yola çıktı . 1.ordu Fransalı Franklar ordusu Vermandois kontu hugue le grand robert courteheuse ve robert flndralı loren kaynaklı orduyu gecikmeyle takip edecek 2.ordu Loren kaynaklı ordu almanyayı geçip balkanlara kuzeyden girecek aşağı loren dükü godfrey de Bouillon kardeşi Baudouin de Boulogne ve kuzeni Bourglu Baudouin 3.ordu Güney Fransalılar ordusu Toulouse kontu IV Raymond veya Raymond Saint -gilles kuzey italyadan balkanlara girip Sırbistan ve Makedonya
Türklere Karşı Haçlı SeferleriRaşid Erer · Kaknüs Yayınları · 200217 okunma