Bu kadar durağan dil, merak uyandırmayan süregeliş, karma karışık isimler... Değil Nobel galaktik imparatorluğun lideri gelse maalesef...
Başaramadım. Yarım bıraktım.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Yazar hakkında daha önceleri İslam dini ile bilimin bulduğu her yeni şeyden, örtüştürme yapmaya çalıştığına dair bir kaç eleştiri dinlemiş, okumuştum. Kitabı okuduktan sonra en azından bu kitapla alakalı bunun pek öyle olmadığını söyleyebilirim. Kısaca değinmek gerekirse daha çok bir "yaratıcının" olması gerektiğini, bigbang teorisini destekleyen bilimsel veriler ve henüz bilinen fizik yasalarıyla açıklanamayan planck zamanıyla tane tane anlatmaya çalışmış. Geçmiş zamanların bilinen felsefecilerinin bugünün teknolojik nimetlerinden mahrum, sadece düşünmek suretiyle açıklamaya çalıştığı evren kavramlarıyla sanki bir miktar alay etmiş izlenimi uyandırdı. Her okurun bilgi seviyesine bağlı olmakla beraber, içinde bende hayret uyandıran kısımlar vardı, genel kültür olarak ta oldukça faydalandım diyebilirim. Emekleri için teşekkürlerimi sunarım.
Bir kitabı yarım bırakmak? Bunun nedenleri görecedir tabiki ama beni bu kitabı bırakmamaya iten, daha doğrusu içine çeken Meryem'e ne olacak merakıydı. Sadece onun olduğu yerler için bitirdim diyebilirim.
Geriye kalan, hikayeyi bütünleyen kısımlar beni çok rahatsız eden, kendimi bir Türk insanı, Türkiye Cumhuriyeti'nin bir ferdi, Anadolu kültürünün bir parçası olarak düşündüğüm için aşağılanmış hissetmeme yol açtı. Bu yaptığının yer yer beni kızdırdığını da eklemeliyim. Hikayenin çekiciliğinin içinde, yazarın toplumsal olaylara bakış tarzınıda algılayabildiğimi düşünüyorum. Resmen sinir uçlarında genellemeler yapılmış, hüküm verilmiş. Çok rahatsız olduğum bir kaçını sıralamak isterim.
Müslümanlar cahil ve yobazdır.
Zenginler porno izler, lüks araçlara binip alkol alırlar.
"Anadolu" da Hayvanla ilişki.
Asker çocuk öldürür.
İşveli öğrenci kızlar?
Asker kürt düşmanıdır kürtlerle savaşır.
Yunanistan algısı üzerinden vatananı bir Türk olarak sevmemek normal bişeydir.
Sünnet şamatadır.
Kemalistlerle Müslümanlar düşmandır.
Türkiyenin ülke olarak itibari sıfıra yakındır.
Zenginlerin herşeyi yapmacıktır. Sarı saçları sentetik boya kokar, yılışıktırlar, iğrençtirler.
Zenginlerin Amerika da okuyan çocukları oranın barlarında dişi tavırlarla danslar eder.
Türk zengin tabakası zevksiz be lümpendir. Acayiptir.
Hizbullah İslami terör örgütüdür. Ama devlet kürt gerillayla savaşır. Pkk'dan ve hangi ideolojik terör örgütü olduğundan bahsetmez.
(Terörün ne, teröristin kim olduğunu insanlar, lisanlar, dinler ve ırklar belirlemez. Eylemler belirler, yazıklar olsun.)
Askerde düşmanın insan olmadığı öğretilirmiş.
Anadolu köylerinde yaşlı erkekler küçük kız çocuklarını altlarına alırmış.
Meryemin taktığı baş örtüsü çirkin örtüymüş.
Bu düşünce biçimini tanıyorum, bu dili biliyorum.
Cihan harbinin ertesinde, saltanatın son zamanlarına oldukça atıfta bulunarak, toplumdaki gelir eşitsizliklerinden, yağmacılıktan, maskeli hırsızlıklardan ve kadının toplumdaki yerinden dem vuruyor yazar.
Her türlü gayrimeşru yol ile hayata tutunmaya çalışan bir adamın hikayesi üzerinden aile, sanat, moda, ticaret ve erkek kadın ilişkilerini eleştirirken kah güldürüyor kah lanet okutuyor (Hilkat <3)
Kullandığı dil ve mahalle ağzına hakimliği çok güzel, İstanbulun o eski zamanlarını çok az bilenleri bile gezdiriyor sokaklarda, o ahşap yıkıntılar ve konakların arasında.
Lakin kitabın son kısmında yüzüme çarpılan şeylerin etkisiyle tokatlandım desem yalan olmaz. Düne baktığımda hatta binlerce yıl önceki yazılmış metinlerden aklımda kalanlara baktığımda, çok bişeyin değiştiğini göremiyorum.
Her ne kadar baş karakter Avnussalah'ın felsefesi bana uymasa da, eseri çok beğendim.
Büyük çınar Muazzez İlmiye Çığ'ın tarz olarak değil ama içerik olarak beni etkileyen bir diğer eseri. Küçük bir kız çocuğunun, kısa arkeoloji macerasını anlattığı, yazım dili olarak günlük tutar gibi "şöyle olmuş, böyle imiş" şeklinde ki tarzı ile bazen yorulduğum bu kitabı genel olarak beğendim. Lakin konunun genç yaştaki meraklıları için yazım tarzınında bir artı olduğunu düşünüyorum. Hitit tarihi ana hatları için iyi bir başlangıç.