Erdem Çelik

Erdem Çelik
@errdemcelik
Tanımadığımız insanlar tıpkı raflardaki kitaplar gibidir. Merak ediyorsak içini açıp okumak gerekir.Sadece kapağına bakarak yada özetini okuyarak tanıyamayız.
Hasan'a kitap okumanın en zevkli kısmı, onun anlamadığı, irice bir söze rastladığımız zamanlardı. Onunla alay eder, cahilliğini yüzüne vururdum. Daha sonra bundan büyük bir suçluluk duyardım. Kendimi affettirmek için de eski gömleklerimden birini ya da bir oyuncağımı verirdim. Kendime de, bunun zararsız bir şakayı yeterince telafi ettiğini söylerdim.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Umutsuzluğu Nasıl Aşarız?
Kişi, hayatındaki en önemli kişinin kendisi, en önemli tanıklığın da kendi tanıklığı olduğunu fark edemezse hiçbir zaman hayatla ilişkisini doğru kuramaz.
Patasana
Ben zalimler çağında yaşayan bir alçaktım. Tanrıların korkak haline getirdiği bir alçak. Alçakların en acınacak olanı, en tiksinti vereni. Yüreğini dalkavukluk, aklını düşmanlıkla besleyen sinsi bir saray yazmanı.
Var mısın?
Korkutmaya meraklı kişinin en büyük korkusu kendi yetersizliği ile yüzleşmektir! Bir gün gelir de ondan korkmazlarsa ne halt edeceğini bilemezler.
Johann Wolfgang Von Goethe
Goethe’yi varlıklı babası hukuk alanında eğitim alması için ikna etmişti; 1765’te Leipzig’de başladığı eğitimini 1771’de Strazburg’da tamamladı. Hayatı boyunca kadınlara karşı rahat bir tutumu olan Goethe, 1775 civarında saraylı Charlotte von Stein’e âşık oldu. Yaşadığı aşkın etkisiyle beraber, 1786’dan 1788’e kadar yaptığı İtalya gezisinin izlenimleriyle pekiştirdiği bir klasik sanat formuna yöneldi.