Ertan KILIÇ

Ertan KILIÇ
@ertancan
Yaşanması mümkünken, yaşayamadığımız mutluluklar…
Yazılım
Ön Lisans
Gaziantep
Gaziantep
5 okur puanı
Ağustos 2025 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Puan vermedi·690 syf.··
2026 9. kitabı
Empati, Adam Fawer’ın insan zihninin sınırlarıyla oynamayı en uç noktaya taşıdığı kitaplardan biri. Hikâye ilerledikçe şunu fark ediyorsun: Burada anlatılan şey sadece olağanüstü bir yetenek değil, insanın başkasının zihnine ve duygusuna ne kadar dayanabileceği. Kitabın en çarpıcı tarafı, empati kavramını alıştığımız anlamından çıkarıp neredeyse bir lanet haline getirmesi. Başkalarının düşüncelerini ve duygularını hissetmek ilk bakışta büyük bir güç gibi dursa da, kitap bunu giderek bir yük olarak gösteriyor. Okurken sık sık “Bunu ben yaşasam kaldırabilir miydim?” diye düşünüyorsun. Karakterler üzerinden ilerleyen gerilim, sadece dış olaylardan değil, zihinsel baskıdan besleniyor. Bu da kitabı klasik bir bilim kurgu ya da gerilim romanından ayırıyor. Olaylar kadar karakterlerin iç çatışmaları da ön planda. Bazı yerlerde tempo bilinçli olarak yorucu; çünkü okur da karakterle birlikte bunalmış hissetsin isteniyor. Empati, bir şeyleri açıklamaya çalışan bir kitap değil. Daha çok rahatsız eden, düşündüren ve zihnin sınırlarını sorgulatan bir roman. Bitirdiğinde “iyi vakit geçirdim”den çok, “garip bir şeyler kaldı içimde” dedirtiyor. Bence kitabın asıl başarısı da burada.
EmpatiAdam Fawer · April Yayıncılık · 202337bin okunma
Reklam
Hangi gerçek…
Gerçek, başkalarının bize uygulamaya çalıştığı tatsız bir ölçüdür. Birimi insandır. Salim kalemin mavi tarafını ağzına soktu, ucunu ıslattı ve insanın altını çizdi.
Sayfa 109·Kitabı okudu
Kleopatra kadar Sezar da suçludur, olup bitenlerden.
Sayfa 88·Kitabı okudu
Kırmızı balık
Kırmızı balık masum bir çocuk şarkısı değildir aslında. Bu, “şimdilik iyiyim” diyen herkesin hikâyesidir. Balıkçının gelişi; beklenmeyen bir sorumluluk, bir fırsat gibi sunulan risk, “sadece bir dene” denilen bir durum. Balık oltayı gördüğünde kaçabilir. Kaçar da. Ama bu kaçış kurtuluş değildir, sadece ertelemedir. Çünkü balık hâlâ aynı göldedir, aynı sınırlar içindedir. Yani sorun dışarıda değil, düzenin kendisindedir. Asıl hazin kısım burada başlar: Balık kurtulduğunu düşünür ama balıkçı vazgeçmez. Tıpkı hayat gibi. Yetişkinlikte tehlike çoğu zaman kovalamaz, bekler. Balık yorulduğunda, dikkati dağıldığında, “bir kere olur” dediğinde gelir. Ve balık yakalandığında trajik bir çığlık yoktur. Şarkı zaten orada biter. Çünkü yetişkin dünyasında hikâyeler genelde tam kopuş anında değil, sessizce biter.
Senin bana nasip olman, şahsi hayatımın en değer biçilmez talihidir.