Ertuğrul Birişik

Ertuğrul Birişik
@ertugrulbirisik
25 Ağustos
3 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
"Koğuşun kapısından çıkmak üzereydiler ki öteki binadan gelmiş olanlardan biri, Kim bu adam, diye sordu, yanıt birinci körden geldi, Bir doktor, bir göz doktoru, Bu, yaşamımda duyduğum en hoş söz, dedi taksi şoförü, yazgımız, bu durumda hiçbir işe yaramayacak tek doktoru göndermiş bize, Yazgımız bize, bizi hiçbir yere götüremeyecek bir de taksi şoförü göndermiş, dedi koyu renk gözlüklü genç kız, sinirli bir ses tonuyla."
Sayfa 77
Alıntı
Reklam
"Şafağın soluk ve mavimsi ışıkları, duvarların yarısından başlayıp yukarı doğru uzanan ve tavanın yirmi santimetre kadar aşağısında biten pencerelerden içeri giriyordu. Kör olmamışım, diye mırıldandı ve birden paniğe kapılarak yatağında doğruldu, karşısındaki kötü yatağı işgal eden koyu renk gözlüklü genç kız onu duyabilirdi. Kızcağız uyuyordu. Onun yanında, duvara dayalı yatağın içinde yatan küçük çocuk da uyuyordu. Benim gibi yapmış, diye düşündü doktorun karısı, çocuğa en korunaklı yeri vermiş, oysa ikimiz de zayıf birer duvar, yolun ortasına yerleştirilmiş küçük birer taş gibiyiz, düşmanın o taşa takılıp sendelemesini sağlamaktan başka umudumuz yok, düşman mı, hangi düşman, bize saldırmak için kimse buraya gelmeyecek, dışarıda soyulabilir, öldürülebilirdik, kimse buraya bizi tutuklamaya gelmeyecek, araba çalan adam bütünüyle özgür olduğundan bundan daha fazla emin olamazdı, dünyadan o kadar uzağız ki zaman gelecek artık kim olduğumuzu unutacağız, birbirimizin adını bile söylemek aklımıza gelmeyecek, zaten bu neye yarar ki, adlarımızın bize ne yararı olur ki, köpekler birbirini bizim yaptığımız gibi tanımazlar ya da tanısalar bile, kendilerine verilmiş olan adla değil, onun kokusunu öteki köpeklerinkinden ayırt ederek tanırlar, kendilerini de kendi kokularıyla tanıtırlar, biz burada başka tür köpekler gibiyiz, birbirimizi havlamalarımızdan, sözlerimizden tanıyoruz, geriye kalan, yüz çizgileri, göz rengi, ten rengi, saç rengi hesaba katılmıyor, sanki bunların hiçbiri yok, ben henüz görüyorum ama ne zamana kadar."
Sayfa 72
Alıntı
"İkimiz de, yani bedenim de, zihnim de kaldırabilecekleri bütün yükü taşımışlardı omuzlarında. Kabul ediyorum, yüklerin çoğu hayaliydi. Ama benim için hayal gerçekten daha fazla acıtacak kadar hissettiriyordu kendini."
Sayfa 403·Kitabı okudu
Bertrand Russell’in bir sözü var: “Büyük bir adamın eserini incelediğiniz zaman, incelemenizin sebebi adamın zeki olmasıdır. Ama hiçbir zeki adam her şeyi bilemez. Eğer zeki bir adam yanlış bir iş yapmışsa mutlaka ‘o iş muhakkak doğru olmalıdır’ diye düşünmekten ziyade o anda, ona o niye doğru göründü, onun peşine düşmek lazım...”
"Türkiye’de modern jeofiziğin kurucusu rahmetli Kazım Ergin Hocamın bana söylediği ve hiç unutmadığım bir sözü vardır: “Bir işi yapmak istiyor musun? Kredisinden vazgeçmeye hazır ol. Yani o işin şanından, şöhretinden vazgeçmeye hazır ol.” Atatürk’te de bunu görüyoruz. Şan, şöhret, makam, mevki peşinde değil, iş yapalım, bütün derdi bu."
Reklam