Neye benzediğini bilmem, ama insanı neye dönüştürdüğünü bilirim.
Dilini bilmem, ama sesinden anlarım.
İnsan âşık olduğunda bedeni kendinde, zihni başkasındadır.
İnsan çocukluğunun pek çok ânını unutur da duygusunu unutmaz. O duygu, hiçbir şeye karışmadan, orada kalbin en dip mağaralarında bacaklarını karnına çeker, oturur.
"Eğer cümlelerim gülümsüyorsa karanlıktan çıktıkları içindir. Hayatımı, ikna yeteneğini yakından tanıdığım melankoliye karşı mücadeleyle geçirdim. Gülüşüm bana bir servete mal oldu. Gökyüzünün mavisi cebinizden düşürdüğünüz bir altın para sanki ve ben, yazarak onu size geri veriyorum. O mavi ki, tüm görkemiyle, umutsuzluğun mutlak sonunu ilan edecek ve gözlerimizi yaşla dolduracaktı."