Tıpkı durmadan aynı labirentte gezen fareler gibi bir çok insan anne babalarının onları nasıl hayal kırıklığına uğrattıları ve hayatlarını perişan ettiklerine dair eski hikayeleri tekrar tekrar ele alarak yıllarını harcarlar.
Biz
Herkesin aklını kaçırması gerek! En kısa zamanda herkesin delirmesi lazım!
Distopyaların atası sayılan Biz, 1922 yılında Sovyet Rusya’sında rejimi eleştirmek amacıyla Yevgeni Zamyatin tarafından kaleme alınmıştır. Zamyatin, bu eserinde distopyaların karanlık yüzünü gözler önüne serer.
İnsanı mekanik, duygulardan yoksun bir robot hâline getirmeyi amaçlayan Biz distopyasında özgürlük vatan hainliği, duygular ise bir hastalık olarak kabul edilir. Mahremiyetin olmadığı, vahşi dünyadan devasa yeşil duvarlarla ayrılmış bu toplumda, D-503’ün güncesini okuruz. D-503’ün hayatına giren I sayesinde devlete olan güveni sarsılır ve kendi duygularının varlığını fark eder. Artık D-503, bu düzeni yıkacak bir devrimci mi olacak yoksa devlete boyun mu eğecek, bilinmez.
Distopya okumaya bu kitapla başlamak belki iyi bir seçenek olabilir. Fakat Cesur Yeni Dünya veya 1984 gibi eserlerden sonra okumak, biraz hayal kırıklığı yaratabilir; zira bu eser distopya türünün ilk örneği ve ilkin günahı olmaz.
Yevgeni Zamyatin, bu kitabında zaman zaman ağdalı ve anlaması güç felsefi cümleler kullanıyor. Bu da okumayı yer yer zorlaştırıyor. Olaylar neredeyse tek bir karakter etrafında dönüyor ve diğer karakterlerin derinliği yok. “Kim, neyi, neden ve niçin yapıyor?” sorularının çoğu zaman cevapsız kalması ise hikâyeyi eksik hissettiriyor.
Bu kitaba puanım 5/10.
Hiç distopya okumadıysanız bir şans verebilirsiniz. Ama zaten birkaç distopya okuduysanız, bu kitabı es geçmeniz de çok şey kaybettirmez.
Kitap genel hatlarıyla güzel hatta ödevli bir kitap diyebilirim.. kitabın ilk kısmı roman tarzı ilerlerken ikinci kısmı kişisel gelişim sohbeti şeklinde ilerliyor genel olarak beğendim.
Asla ama asla önermiyorum. Okuruna bu kadar saygısız olabilirdi. Zaman akışı doğrusal değil ve neredeyse 80 sayfa ne okuduğunuzu anlamıyorsunuz. Kitabın yarısına geldiğinizde halen daha konuya girilmemiş oluyor. Kelimenin tam anlamıyla berbattı yarısından sonrada iyi olsa kaç yazar. Ve çok müstehcen sahne var. Ben yarıda bıraktım