Eski ruhbilimciler, insandaki dış duyulardan başka, beş de iç duyu kabul ederlerdi. Bunlar bellek (hafıza), sezgi (vahime), imgelem (muhayyile), anımsama (müzekkire) ve düşünme (müfekkire) idi. Bu beş duyu, bir ortak duyuda (hiss-i müşterek) birleşirdi.
Şoför elindeki tespihle dışarı çıkarken, gençten bir erkek hasta belirdi kapıda.
- Buyurun, neyiniz vardı?
- Başım, dedi hasta,
- Başım çatlayacak gibi ağrıyor!
Eliyle, kibarca perdenin arkasını işaret etti doktor. Geçtiler birlikte.
Ve usulca kapandı perde.