Madam Basset duldu.
Yalnızlık nedeniyle acı çekiyordu, kimsenin olmadığı kadar yalnızdı, ama insanlar onu evlerine davet ettiğinde hep reddediyordu. Insanlarla birlikte olduktan sonra mutsuzluğa kapıldığını, kendisini daha da yalnız hissettiğini söylüyordu.
Fransızcada iyi ya da kötü her iki duruma da işaret etmek için tek bir sözcük kullanılıyor, iki tane olmasına gerek de yok zaten, insanların yüzünden hangisi olduğu okunuyor. Fransızcada İngilizlere özgü o soğukkanlılık yok.
Aynamın önünde yalnızım. Kimse bana bakmıyor.
Aynadaki yansımam da yalnız.
Aynamın önünde kendimi beğenerek inceliyorum, ama yine de hayatımda bana hayranlık besleyen başka kimse yok artık
Solipsizm, insanı etiyoloji sorularında bir hayli mahcup etse de, soruların geçerliliğini reddederek bu mahcubiyetten kolayca sıyrılmak da mümkündür. Birçoğumuz, sık sık belirttiğim gibi, kendi ilişkilerimiz söz konusu olduğunda neredeyse tümüyle pragmatik davranırız. Neredeyse...